YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2029
KARAR NO : 2023/3936
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 1996/30 E., 2006/15 K.
KARAR : Asıl karar: Görevsizlik
Ek Karar: Davanın açılmamış sayılmasına
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince müdahale talep edenlerin davası yönünden görevsizlik kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, taraflarca süresi içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği gerekçesi ile 15.04.2022 tarihli ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ek kararın müdahil müteveffa … … mirasçılarından … ile … vekili; ek karar ile görevsizliğe dair asıl kararın ise mirasçılar …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Nazif Efe ve diğerleri tarafından 1963 yılında yapılan kadastro tespit çalışmalarından önce … Asliye Hukuk Mahkemesine ayrı ayrı açılan davalar ile müdahalenin men’i istenmiştir.
2. Taşınmazların bulunduğu … ili … ilçesi … Mahallesi kadastro çalışma alanında 29.07.1963 tarihinde yapılan tespitte 1 ila 79 parsel … taşınmazlar Hazine adına tespit görmüş, tutanağın beyanlar sütununa ise taşınmazların kimler tarafından tarla haline getirildiği yazılmıştır.
3. … Asliye Hukuk Mahkemesi taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeni ile görevsizlik kararı vererek dosyaları Kadastro Mahkemesine aktarmıştır.
4. Müdahil … … 25.03.1991 tarihinde yani kadastro mahkemesindeki dava devam ederken … Köyü 1, 2 ve 3 parsel … taşınmazlar yönünden müdahale talebinde bulunmuş, 1978 ve 1980 yılında bu taşınmazlardan bir kısım yerleri satın aldığı iddiasını ileri sürerek, satın aldığı kısımların adına tapuya tescilini istemiştir.
5. Müdahil … …’ın 17.02.1998 tarihinde vefat etmesinden sonra eşi … … vekili Avukat … 22.12.2005 tarihinde davaya müdahale talebinde bulunarak muris …’ın 1 parsel … taşınmazdaki hakkını eşi …’ya hibe ettiğini ileri sürerek, davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2006 tarihli ve 1996/30 Esas, 2006/15 Karar … kararı ile; dava konusu taşınmazların esası hakkında hüküm yanında; müdahale talep eden … …, … … ve diğerlerinin 1, 2 ve 3 parsel … taşınmazlara yönelik taleplerinin kadastro tespitinden sonraki nedenlere dayanıldığından genel mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince, 12.04.2022 tarihinde müdahil … mirasçısı … dışındaki diğer mirasçılar yönünden görevsizlik kararının 03.05.2007 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düşülmüştür.
3. İlk Derece Mahkemesince, 12.04.2022 tarihli ve 1996/30 Esas, 2006/15 Karar … ek kararı ile müdahil … Mirasçısı … dışındaki diğer mirasçılar yönünden 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 193 üncü maddesi kapsamında süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin istenmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen görevsizlik ve davanın açılmamış sayılmasına dair ek kararına karşı, müdahil … mirasçılarından … ve … vekili (sadece ek karara yönelik) ile …, …, … ve … vekili (hem görevsizlik hem de ek karara yönelik) temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. … ve … vekili temyiz dilekçesinde; …’a yapılan (G.K) 17.04.2007 tarihli tebligat ile 25.12.2007 tarihinde bozma ilamının tebliğine ilişkin tebligatların usulsüz olduğunu, … ile tebligatı aynı konutta oturduğu gerekçesi ile tebliğ alan … … ve üvey kardeşi … ile hiçbir zaman birlikte oturmadıklarını, … ile …’nin annelerinin … olmadığını, annelerinin …’ın gayriresmi eşi … … olduğunu, nitekim açılan anne adı düzeltilmesi davası ile … ve …’nin … olan anne adlarının … olarak düzeltildiğini, … ve … ile … … arasında menfaat çatışması bulunuduğunu, çünkü bu iki kişiye mirastan mal kalmasın diye muris … ölmeden menkul ve gayrimenkulleri …’ya aktardığını, …’ın görevsizlik kararından kardeşi …’ye yapılan tebligat üzerine öğrendiğini, görevsizlik kararının …’ye 20.05.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, … ve … yönünden verilen görevsizlik kararı neticesi dosyanın görevli … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekmesine rağmen ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, ek kararın bozulmasını istemiştir.
2. …, …, … ve … vekili temyiz dilekçesinde; …, … ve …’ye yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, davanın açılmamış sayılmasına dair ek kararın bozulması gerektiği, 21.04.2006 tarihli görevsizlik kararının da usul ve kanuna aykırı bulunduğunu, kadastro dosyasının mahalli mahkemeden aktarılan dosya olduğu için mahkemenin doğru sicil oluşturmak zorunda olduğunu, dolayısı ile görevsizlik kararı verilmesinin de usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek görevsizlik kararının da bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine (aktarılan dava) itiraz davasında kadastro tespit tarihinden sonraki nedenlere dayalı olarak müdahil olarak tespite itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 41, 47 ve 193 üncü maddeleri, 6100 … Kanun’un 20,55 ve 59 uncu maddeleri, 4721 … Türk Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun) 64 üncü maddesi, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 5, 13, 14, 20, 26, 27 ve 30/2 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. …, …, … ve … vekilinin görevsizlik kararına yönelik temyiz itirazları yönünden; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen Mahkemenin 21.04.2006 tarihli ve 1996/30 Esas, 2006/15 Karar … görevsizlik kararı usul ve kanuna uygun olup …, …, … ve … vekilinin vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davanın açılmamış sayılmasına dair ek karara yönelik temyiz itirazları yönünden;
Miras yoluyla intikali mümkün hakların konusunu oluşturduğu bir davada davacının ölümü hâlinde 6100 … Kanun’un 55 inci maddesi (1086 … Kanun’un 41 inci maddesi) gereğince mahkemece, davacının mirasçılarının tamamının tespit edilerek davadan haberdar edilmeleri gerekir. Davacının birden fazla mirasçısının bulunması hâlinde de 4721 … Kanun’un 640 ncı maddesi uyarınca terekeye elbirliğiyle malik olmaları sonucu aralarında 6100 … Kanun’un 59 uncu maddesi (1086 … Kanun’un 47 nci maddesi) gereği mecburi dava arkadaşlığı bulunan mirasçıların tamamı davadan haberdar edilerek murisleri tarafından açılan davaya devam etme iradesinde olup olmadıklarının belirlenmesi gerekir. 1086 … Kanun’un 47 nci maddesi gereği Kanunu Medeni mucibince müştereken dava ikame etmeleri veya aleyhlerine ikame olunması iktiza edenlerin davalarında tefrik kararı verilemez.
Bu doğrultuda yapılacak tebligatlar sonrasında mirasçıların terekeyi reddetmemiş olmaları hâlinde mirasçıların tamamının davaya katılımı ile taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilir. Ancak her hâlükarda davacının ölümünden sonra yargılamaya devam edilebilmesi için Mahkemece mirasçıların tamamının davaya katılımının sağlanması veya terekeye temsilci atanması yoluyla taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam edilip hüküm kurulması gerekir.
Aynı hususlar mahkeme kararlarının tebliği için de geçerli olup mecburi dava arkadaşlarının tamamına tebligat yapılmadan kesinleştirme işlemi yapılamayacağı da muhakkaktır.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, muris … … davaya müdahil olarak katıldıktan sonra ve dava devam ederken 17.02.1998 tarihinde vefat etmiş, geride mirasçı olarak eşi … ile çocukları …, …, …, … ve …’yi bırakmıştır. Mahkemenin 21.04.2006 tarihli muris … …’ın müdahale davası yönünden verilen görevsizlik kararının mirasçılara usulsüz tebliğ iddiaları incelenmeksizin mirasçılardan … adına kararın tebliğe çıkartılmadığı, nitekim Mahkemece de 12.04.2022 tarihinde yapılan kesinleştirme işleminde mirasçı … dışındaki mirasçılar yönünden kararın 03.05.2007 tarihinde kesinleştiği, yine davanın açılmamış sayılmamış kararı da mirasçı … dışındaki mirasçılar yönünden verilmiştir. İş bu kesinleştirme işleminden sonra yargılamanın devam ettiği 2010/37 esas … dosya üzerinden talep edilmesi üzerine …’ye 20.05.2022 tarihinde görevsizlik kararının tebliğ edildiği, … yönünden henüz görevsizlik kararı kesinleşmeden … ve … vekili Av. …’ın 01.06.2022 tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için dilekçe verdiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle muris …’ın müdahil davacı olduğu dava yönünden mecburi dava arkadaşları durumunda olan muris … mirasçılarının tamamına mahkeme kararı tebliğ edilmeksizin sadece tebliğ yapılan mirasçılar yönünden kesinleştirme işlemi yapılamayacağından davanın açılmamış sayılmasına dair ek kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
1. Yukarıda (IV.C.3.1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2006 tarihli görevsizlik kararının ONANMASINA,
2. Yukarıda (IV.C.3.2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2022 tarihli muris …’ın asli müdahil olduğu davanın açılmamış sayılmasına ilişkin ek kararının 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440/III-3 maddesi gereği karara karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.