YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2035
KARAR NO : 2023/6748
KARAR TARİHİ : 26.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
DAVA TARİHİ : 22.02.2019
KARAR : Davanın Kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kullanım kadastrosuna itiraz davasında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi Merkez … Mahallesi çalışma alanında bulunan 134 ada 5 ve 134 ada 6 parsel … sırasıyla 2.998,25 ve 5.050,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, “6831 … Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 134 ada 5 parsel … taşınmazın 2000 yılından itibaren eşit hisselerle …, … ve ….’ın fiili kullanımında bulunduğu ve taşınmazın üzerindeki fındıkların aynı tarihte adı geçen kişiler tarafından dikildiği, 134 ada 6 parsel … taşınmazın ise 2000 yılından itibaren eşit hisselerle …, … ve ….’ın fiili kullanımında bulunduğu ve taşınmazın üzerindeki fındıkların aynı tarihte adı geçen kişiler tarafından dikildiği” şerhi yazılarak, tarla vasfıyla, davalı … adına tespit edilmiştir.
2. Davacılar … ve … dava dilekçelerinde; … ili … ilçesi Merkez … Mahallesi 134 ada 5 ve 6 parsel … taşınmazların tarafların murisi …’ye ait olup ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davacı …’ya verilen dava dışı 134 ada 3 parsel … taşınmazın devamında olduğunu ve üç taşınmaz üzerinde bütün halde fındık ağaçlarının olduğunu ve ağaçları 1970′ li yıllarda davacıların diktiğini, davalıların taşınmazlarda kullanımlarının olmadığı gibi fındık mahsullerine ilişkin taleplerininde olmadığını ve taşınmazların kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, davalılar adına olan kullanıcı şerhlerinin iptali ile 134 ada 5 parsel … taşınmaz üzerinde müstakil olarak davacı … adına, 134 ada 6 parsel … taşınmaz üzerinde ise müstakil olarak davacı … adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmışlardır.
II. CEVAP
Davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların tarafların murisleri …’den mirasçılarına intikal ettiğini, taşınmazlar üzerinde fındık ağaçlarını muris ile davalıların diktiğini ve davacıların taşınmazların bulunduğu köyde ikamet etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2019 tarih ve 2019/21 Esas, 2019/65 Karar … kararıyla, davacı tarafın dosyaya sunduğu 20.07.1977 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile muris … …’nun dava konusu taşınmazlar ile sınır olan dosyada mevcut tapu kaydından da anlaşılacağı üzere 134 ada 3 parseli davacılar … ile …’ya verdiği, sözleşmeye istinaden 22.08.1979 tarihinde tapu kaydının … ve … adına oluşturulduğu, keşifte yapılan inceleme ve dosyaya sunulan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazlar ile ölünceye kadar bakma sözleşmesinde davacılara verilen 134 ada 3 parsel arasında herhangi bir sınır olmadığı her üç taşınmazında kapama fındık bahçesi olduğunun belirlendiği, dinlenen mahalli bilirkişi, tutanak mümzi ve taraf tanıkları dava konusu taşınmazların uzun yıllardır davacılar tarafından kullanıldığı ve üzerindeki fındıkların ise yine davacılar tarafından ekildiğini beyan ettikleri, her ne kadar davalı taraf davacıların köyde ikamet etmediğini beyan etmiş ise de zilyetliğin sürdürülmesi için taşınmaz ile aynı muhitte ikamet etme hususunda bir zorunluluğun olmadığı, taşınmazların fındıklık olması nedeniyle alınan beyanlardan davacılar tarafından hasat zamanı hasadının yapıldığı ve onlar tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, … bu sebeplerle dava konusu taşınmazların muris … … tarafından davacılara devredildiği, taşınmazların tapusuz olduğu da dikkate alındığında herhangi bir devir şekline tabi olmadığı, zilyetliğinin fiilen devir edilmesi ile taşınmazlardaki bütün hak ve alacakların da devredildiğinin yerleşik içtihatlar ile kabul edildiği, dava konusu taşınmazların zilyetliğinin de muris … … tarafından ölünceye kadar bakma sözleşmesinde yer alan ve dava konusu taşınmazlar ile bütünlük arz eden 134 ada 3 parsel ile birlikte devredildiği ve uzun yıllardır davacılar tarafından kullanılarak bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere en az 40-45 yıl önce (takriben 1974-1979 yılları olarak değerlendirilip hükme bu şekilde esas alınmıştır.) fındık bahçesi haline getirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 134 ada 5 parsel ile 134 ada 6 parsel … taşınmazların kadastro tutanaklarının iptaline, 134 ada 5 parselin beyanlar hanesine “6831 … Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz 1974 yılından beri tarla olarak … tarafından kullanılmaktadır, taşınmaz üzerindeki fındık ağaçları … tarafından dikilmiştir” hususunun şerh düşülmesine, 134 ada 6 parselin beyanlar hanesine “6831 … Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz 1974 yılından beri tarla olarak … tarafından kullanılmaktadır, taşınmaz üzerindeki fındık ağaçları … tarafından dikilmiştir” hususunun şerh düşülmesi ile taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalılar … ve … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2020 tarih ve 2020/535 Esas, 2020/448 Karar … kararıyla; ilk derece mahkemesince yapılan keşifte dinlenilen mahalli bilirkişiler ve tanıkların, çekişmeli taşınmazların tarafların ortak murisi …’den geldiğini belirtmeleri, çekişmeli taşınmazların davacıların dayandıkları ölünceye kadar bakma akdi kapsamında kalmadığı ve mirasçılardan birinin tereke malları üzerinde devam eden zilyetliğinin diğer mirasçılar adına da devam ettirilmiş sayılacağı göz önünde bulundurularak davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, zilyetlik ve kullanımların 1/3’er hisse ile devamına 134 ada 5 parsel üzerindeki fındıkların Rafet tarafından, 134 ada 6 parsel üzerindeki fındıkların … tarafından dikildiğinin beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile, çekişmeli 134 ada 5 parsel ile 134 ada 6 parsel … taşınmazların kadastro tespitlerinin kısmen iptaline, 134 ada 5 parselin beyanlar hanesine “6831 … Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz 2000 yılından beri tarla olarak 1/3 hissesi … oğlu …, 1/3 hissesi … kızı …, 1/3 hissesi … kızı …’ ün kullanımındadır, taşınmaz üzerindeki fındık ağaçları … tarafından dikilmiştir” hususunun şerh düşülmesine, 134 ada 6 parselin beyanlar hanesine “6831 … Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz 2000 yılından beri tarla olarak 1/3 hissesi … oğlu …, 1/3 hissesi … kızı …, 1/3 hissesi … kızı …’ün kullanımındadır, taşınmaz üzerindeki fındık ağaçları … tarafından dikilmiştir” hususunun şerh düşülmesine, taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen 03.06.2020 tarih ve 2020/535 Esas, 2020/448 Karar … kararı, davacı … ve … vekili ile katılma yoluyla davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Dairemizin 27.06.2022 tarih ve 2021/5580 Esas, 2022/6098 Karar … ilamıyla; ” davalı … ve … vekilinin taşınmazlar üzerindeki muhdesatlara yönelik temyiz itirazları hakkında, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazlarının yerinde olmadığı açıklandıktan sonra; davacı … ve … vekilinin temyiz itirazları yönünden, Bölge Adliye Mahkemesince, çekişmeli taşınmazların, tarafların ortak murisi … …’nun olup ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği ve taşınmazların ölünceye kadar bakma sözleşmesinde kalmadığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği, şöyle ki, davacı taraf, taşınmazların, murisleri …’nin 20.07.1977 tarihli ve noter tarafından düzenlenme şeklinde olan ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında kendilerine verilen 134 ada 3 parselin devamı niteliğinde olduğunu, taşınmazlar üzerindeki fındık ağaçlarını kendilerinin diktikleri ve davalıların taşınmaz üzerinde her hangi bir kullanımlarının bulunmadığı iddiasına dayanarak dava açmış olup, davalı taraf ise, taşınmazların muris … …’ya ait olup ölümüyle taşınmazların mirasçılarına intikal ettiği ve taşınmazlar üzerindeki fındık ağaçlarının murisleri … ile kendilerinin diktiği savunmasında bulunduğu, şu halde taşınmazların önceki kullanıcısının tarafların ortak miras bırakanı olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, taşınmazlar üzerindeki fiili kullanımın tereke adına olup olmadığı noktasında toplandığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifte dinlenen kişilerin beyanlarında, taşınmazların davacı tarafın kullanımında olduğu gibi, fındık mahsüllerini de davacı tarafın topladığı ve davalıların taşınmazlarda ise kullanımın bulunmadığı beyan edilmiş olup tespit tarihine kadar davalı tarafın bu duruma karşı çıktığına ve taraflar arasında uyuşmazlık yaşandığına dair bir bilgi veya belgenin de dosya kapsamında yer almadığının anlaşıldığı, buna göre; davacı tarafın çekişmeli taşınmazlar üzerindeki uzun süreli kulanımının kendi nam ve hesaplarına ilişkin olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle davacıların davasının tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu,” belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda, Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan yargılama sırasında davacı …’nun vefat etmesi nedeniyle mirasçılarının davacı sıfatıyla davaya katılımları sağlanmak suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla, davacı tarafın, taşınmazların murisleri …’nin 20.07.1977 tarihli ve noter tarafından düzenlenme şeklinde olan ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında kendilerine verilen 134 ada 3 parselin devamı niteliğinde olduğunu, taşınmazlar üzerindeki fındık ağaçlarını kendilerinin diktiklerini ve davalıların taşınmaz üzerinde her hangi bir kullanımlarının bulunmadığını ileri sürerek dava açmış oldukları, davalı tarafın ise, taşınmazların muris … …’ya ait olup ölümüyle taşınmazların mirasçılarına intikal ettiği ve taşınmazlar üzerindeki fındık ağaçalarını murisleri … ile kendilerinin diktiği savunmasında bulundukları, şu halde taşınmazların önceki kullanıcısının tarafların ortak miras bırakanı olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın taşınmazlar üzerindeki fiili kullanımın tereke adına olup olmadığında toplanmakta olduğu, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif de dinlenen kişilerin beyanlarına göre; taşınmazların davacı tarafın kullanımın da olduğu gibi fındık mahsüllerini de davacı tarafın toplandığı ve davalıların taşınmazlarda kullanımlarının bulunmadığının beyan edildiği, tespit tarihine kadar davalı tarafın bu duruma karşı çıktığına ve taraflar arasında uyuşmazlık yaşandığına dair bir bilgi veya belgenin de dosya kapsamında yer almadığının anlaşıldığı, buna göre; davacı tarafın çekişmeli taşınmazlar üzerindeki uzun süreli kulanımının kendi nam ve hesaplarına ilişkin olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 134 ada 5 ile 134 ada 6 parsel … taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, 134 ada 5 parselin beyanlar hanesine “6831 … Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz 1974 yılından beri tarla olarak … tarafından kullanılmaktadır, taşınmaz üzerindeki fındık ağaçları … tarafından dikilmiştir” hususunun şerh düşülmesine ile parselin 3402 … Kanunun Ek 4. maddesi gereğince Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, 134 ada 6 parselin beyanlar hanesine “6831 … Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz 1974 yılından beri tarla olarak … tarafından kullanılmaktadır, taşınmaz üzerindeki fındık ağaçları … tarafından dikilmiştir” hususunun şerh düşülmesine, taşınmazların 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) Ek 4. maddesi gereğince Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar … ve … vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesini ve aşamalardaki savunmalarını tekrarlayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bozma ilamından sonra yapılan yargılama sırasında delillerinin bulunduğunu belirtmelerine rağmen delillerini sunma taleplerinin red edildiğini, taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasına ilişkin delillerinin toplanmadığını, murisin zilyetliği devrine yönelik bir iradesinin bulunmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazlar üzerindeki fiili kullanımın tereke adına olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kanun’un Ek-4.maddesi, 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 2 nci maddesinin B fıkrası,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar … ve … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR :
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 89,95 TL’nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.