YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2137
KARAR NO : 2023/3782
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1313 E., 2022/5 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/19 E., 2021/46 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı … Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan, diğer davalılar aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … köyü çalışma alanında ve tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 935 parsel … 2.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 102 ada 2 parsel numarasıyla önce 2.626,63 metrekare, itiraz üzerine kadastro komisyon kararıyla 2.040,37 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı … ve arkadaşlarının miras bırakanı … adına kayıtlı bulunan eski 936 parsel … 1.360,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 102 ada 3 parsel numarasıyla önce 1.458,80 metrekare, itiraz üzerine kadastro komisyon kararıyla 2.137,10 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı … dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ve komşu 102 ada 3 parsel … taşınmaz ile arasında bulunan duvarın esas alınmadığını ileri sürerek, taşınmazının sınırının ve yüzölçümünün düzeltilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; eldeki davada husumetin sonradan yaygınlaştırılamayacağını, bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, husumetin yaygınlaştırıldığı tarih itibariyle de görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, uygulama kadastrosu çalışmalarında hata bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “uygulama kadastrosu sonucunda eski 935 yeni 102 ada 2 parsel … taşınmazın köşe noktaları arasındaki mesafenin 63.70 metre olup hava fotoğrafı ile uyumlu olduğu, dava konusu 102 ada 2 parsel … taşınmazın güneyi ile 102 ada 3 parsel … taşınmazın kuzeyindeki kırık noktası arasındaki mesafenin ise 57.08 metre olup, uygulama kadastrosu ile uyumlu olduğu, ilk tesis kadastrosu sırasında davaya konu olan sınırda tersimat hatasının bulunduğu, zeminde mevcut olan duvarın ise ilk tesis kadastrosundan sonra yapıldığı, davaya konu sınırda zeminde ilk tesis kadastrosu sırasında sabit nitelikte bir sınırın bulunmadığı ve uygulama kadastrosu sırasında bu sınırın geçerli sınır tipinde kabul edilerek uygulamanın doğru yapıldığı” gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazdaki eksilmenin nedeninin komşu taşınmazdan kaynaklandığı anlaşıldığından Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, çekişmeli 102 ada 2 ve 3 parsel … taşınmazların kadastro güncelleme tutanağındaki gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde; Kadastro Müdürlüğü teknisyenlerinin yapmış oldukları aplikasyon krokisine göre adına kayıtlı dava konusu 102 ada 2 parsel … taşınmazın batı ve güney sınırına duvar yaptırdığını, davalı taşınmazın malikinin yapılan bu duvarı aplikasyon krokisine göre inşa ettiğini bildiğini, keşif aşamasında taşınmazın güneyinde sabit bir sınırın olmadığının anlaşıldığını, davalı 102 ada 3 parsel malikinin kadastro güncelleme çalışmaları sırasında taşınmazının yüzölçümünün arttığı ve bu parselin kendisine ait olduğunu beyan etmiş ise de, tesis kadastrosu sırasında yapılan ölçümün hatalı olup, askı ilan süresinde ve 10 yıllık süre içinde dava açmadığından iyi niyetli davranmadığının aşikar olduğunu, 102 ada 2 parsel … taşınmazın güneyinde sabit sınır olmadığından kadastro güncelleme çalışmaları sırasında davalı 102 ada 3 parsel … taşınmazın içine girildiğini ve hak kaybının ortaya çıkmış olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, tesis kadastrosu sırasında yapılan tersimat hatasının yenileme çalışmaları sırasında düzeltilmiş olmasına göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediği belirtilerek” davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; 1971 tarihli hava fotoğrafında, eski paftada kuzeyden güneye noktaların tespitle sabit olduğunu, 1992 tarihli hava fotoğrafında ise kendisinin kullanımında olduğunun ve eski paftalarda da bu durumun sabit olduğunu ve eski paftadaki sınıra göre 102 ada 2 parsel … taşınmazdaki yerinin kendisine verilmesini talep ettiğini, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 … Kanun’un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kanun’un 22/2-a maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 … Kanun’un 1 inci maddesi uyarınca, kadastro hakimi, doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verildikten sonra, dava konusu taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya tescillerine karar verilmiş ise de, taşınmazların uygulama tutanakları ile yapılan tespitlerine itiraz sonucunda komisyon tutanakları düzenlenip yüzölçümlerinin değiştirilerek, 102 ada 2 parsel … taşınmazın 2.040,37 metrekare, 102 ada 3 parsel … taşınmazın ise 2.137,10 metrekare olarak tespitlerine karar verildiği, bu şekilde haklarında komisyon kararları bulunan dava konusu taşınmazların komisyon kararlarına atıf yapılmak suretiyle tescil hükmü kurulması gerekirken bu hususun göz ardı edilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (V.C.3.1.) no.lu bentte yazılı nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin 2 inci paragrafında yer alan “tutanağındaki” kelimesinin hükümden çıkarılarak yerine; “komisyon tutanaklarındaki” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.