YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2208
KARAR NO : 2023/6763
KARAR TARİHİ : 26.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1709 E., 2022/1252 K.
KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine
Taraflar arasındaki 6292 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 … Kanun) gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve vekalet ücretine yönelik olarak davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve vekalet ücretine yönelik olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 149 ada 1, 168 ada 1 ve 169 ada 5 parsel … sırasıyla 17.335.81, 13.459,94 ve 212,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları, 149 ada 1 parsel … taşınmazın 1990 yılından beri Rasul oğlu …’ın, 168 ada 1 ve 169 ada 5 parsel … taşınmazların ise 1990 yılından beri … … oğlu …’ın kullanımında olduğu şerhi yazılarak Hazine tespit ve tescil edildikten sonra, 149 ada 1 parsel … taşınmaz 20.09.2017 tarihinde … adına, 168 ada 1 ve 169 ada 5 parsel … taşınmazlar ise 14.08.2017 tarihinde … adına 6292 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 … Kanun) gereğince satış işleminden dolayı tapuda kayden intikal ettirilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müvekkilinin müşterek murisi … …’nin kullanımında iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, davalılar adına yapılan kullanıcı tespiti ve satış işleminin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve eski hale iadesine, taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesine müvekkilinin murisinin mirasçılarının kullanıcı olduklarına dair şerh verilmesine, olmadığı taktirde taşınmazların değerinin belirlenerek müvekkilinin hissesi oranında alacaklı olduğuna karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların muris … … Aşık tarafından müvekkillerine bağışlandığını ve taşınmazların müvekkilleri tarafından kullanıldığını, taşınmazların 6292 … Kanun gereğince müvekkillerine satıldığını, zilyetlik iddiasının ileri sürülemeyeceğini ve tapu iptali ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davalıya ait tapu kaydının idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğu, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli davanın açılamayacağı ve zilyetlik iddiasının da ileri sürülemeyceği, aynın istenemeyeceği yerde bedelinin tazmininin de mümkün olmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve vekalet ücretine yönelik olarak davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müvekkilinin müşterek murisinin kullanımında iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, davalılar adına yapılan kullanıcı tespiti ve satış işleminin usul ve kanuna aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin öncelikle satış işleminin iptali konusunda bir değerlendirme yapması gerektiğini, bizzat satış işleminin iptali hususunu inceleyip karara bağlaması ya da yapılan satış işleminin bir idari işlem olduğunu düşünerek kendisini görevli görmüyorsa dosyayı tefrik ederek görevli mahkemeye göndermesi gerekmekte iken, işin esasına girilmeden ve taleplerini gözetmeden karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davanın tapu iptali ve tescil davası olduğunu, konusu para ile ölçülebilen mevcut davada nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince davanın esas değeri hatalı belirlenmek suretiyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 … Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte, Hazineye ve şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra, şerhe yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, somut olayda; taşınmazlarda mülkiyet hakkı sahibi Hazine’nin dava tarihinden önce 2017 tarihinde taşınmazları, 6292 … Kanun hükümlerine istinaden davalılara sattığı, taşınmazların davalılar adına tescil edildiği, davacının kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazine’den satın alma nedeniyle kayden malik olan davalılara karşı tapu iptali ve tescil davası açmasının mümkün olmadığı, yeni malike karşı zilyetlik iddiasının ileri sürülemeyeceği gibi 6292 … Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptali ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının da bulunmadığı, aynın istenemeyeceği yerde bedelinin tazmininin de mümkün olmadığı, davanın reddine karar verilmesinde ve yine red gerekçesi usule ilişkin olduğuna göre maktu vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı” belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve vekalet ücretine yönelik olarak davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazlar hakkında tapu iptali ve tescil davasının açılıp açılamayacağı veya tazminat talep edilip edilemeyeceği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) Ek 4 üncü maddesi, 6292 … Kanun’un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 89,95 TL’nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.