Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2023/3779 E. 2023/5019 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3779
KARAR NO : 2023/5019
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/444 E., 2014/502 K.
KARAR : Davanın usulden reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; … Köyü’nde bulunan 208 ve 278 parsel … taşınmazların kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, hak sahipleri tespit komisyonu tarafından bu taşınmazlarda belli bölümlerin hak sahibi olarak davacının belirlendiğini ve davacı tarafından bu bölümler için belirlenen rayiç bedellerin ödendiğini, bu nedenle davacının tescile hak kazandığını ancak tapuda devir işlemlerinin yapılmadığını ileri sürerek söz konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
2.Davacı 11.01.2013, 08.01.2013,15.10.2012 tarihli noter muvafakatleri ile hak sahipliğini dava dışı gerçek kişilere devretmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazların Hazinenin özel mülkiyetine geçtiğini, davanın reddi gerektiğini, eldeki davada Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.12.2010 tarihli ve 2020/102 Esas, 2010/489 Karar … kararıyla; davacı tarafından davalı aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının, davaya konu bölümler ifraz edilip tescil edildiği takdirde satış sözleşmesi herhangi bir nedenle bozulmamış ise davacının ayrı dava açma hakkı saklı kalmak üzere davacı tarafından davalı aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı her iki taraf vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.04.2013 tarihli ve 2012/11932 Esas, 2013/3925 Karar … kararıyla; dava konusu 208 ve 278 parsel … taşınmazların Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu yönünde taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın bu parselin bir kısım payının 2924 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun (2924 … Kanun) hükümlerine göre satılıp satılamayacağı ve satılan bu payların alıcılar adına tescil edilip edilemeyeceğine ilişkin olduğu, 26.04.2012 tarihli ve 28275 … Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 19.04.2012 tarihli ve 6292 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasanın “Atıflar ve sonuçlandırılamayan işlemler” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince “Diğer mevzuatta 2924 … Kanuna ve 4070 … Kanuna yapılan atıflar, bu Kanuna yapılmış sayılır. 2924 … Kanun hükümlerine göre hak sahibi olduğu tespit edilenler hakkında yapılan ve tamamlanamayan işlemler, malî yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getiren kişilerin hakları korunarak bu kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığınca sonuçlandırılır.” aynı Kanunun “Davalar” başlıklı 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca da, “bu kanun hükümlerine göre işlem yapılmak üzere ilgilileri tarafından süresi içerisinde başvuruda bulunulmaması veya başvuruda bulunulmasına rağmen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle hakkında işlem yapılamayan taşınmazlara ilişkin olarak ikinci fıkra uyarınca açılmamış davalar açılır, durdurulan davalara devam edilir ve kesinleşmiş yargı kararları yerine getirilir.” hükümleri uyarınca, davacı gerçek kişinin, 6292 … Kanunda öngörülen haklarını kullanabilmesine imkan verilerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli ve 2013/444 Esas, 2014/502 Karar … kararı ile davacı tarafın 6292 … Kanun kapsamında doğan haklarını başka kişiye devretmesiyle açılan tapu iptali davası yönünden hak sahibi kullanıcı sıfatı devredilmekle ortadan kalkmış olduğundan tapu iptali ve tescil davasını sürdürmek yönünden davacı tarafın aktif dava ehliyetinin ortadan kalktığı, mevcut deliller ile taşınmazın 6292 … Kanun kapsamında olan yerlerden olduğu ve hak sahipliği sıfatına ilişkin haklar devredilmemiş olsa idi idarece iade işlemlerinin yapılacağı ve yargılama giderlerinin de 6292 … Kanun hükümlerine göre taraflar üzerinde bırakılacağı gözetilerek masraf ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davacının taşınmazdaki haklarını dava tarihinden sonra devrettiği anlaşılmakla davacının aktif dava ehliyeti kalmadığı anlaşıldığından usulden reddine, vekille temsil edilen taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava usulden reddedildiği halde müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, dava açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını, davanın her aşamada takip edildiğini, davacının taşınmazı başkasına devretmesi ve bu kişinin davaya devam etmemesinin kişisel bir tasarruf olduğunu, davanın usulden reddine dair verilen karar doğru olsa da tarafımıza vekalet ücretine hükmedilmemesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6100 … Kanun, 6292 … Kanun.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.