Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2023/456 E. 2023/5585 K. 26.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/456
KARAR NO : 2023/5585
KARAR TARİHİ : 26.10.2023

MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1471 E., 2022/1523 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: … Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/523 E., 2020/160 K.

Taraflar arasındaki kesinleşmiş uygulama kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçenin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2011 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, … ili …ilçesi… Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı … adına tapuda kayıtlı 421 parsel … 6.300 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 110 ada 3 parsel numarası ile 5.839,04 metrekare olarak davalı gösterilen tapuda kayıtlı eski 424 parsel … 26.680 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 110 ada 152 parsel numarası ile 21.401,61 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde, uygulama kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazların sınır ve yüzölçümlerinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek 2011 yılında yapılan kadastro tespitinin iptali ile taşınmaz sınır ve yüzölçümünün kadastro öncesi sınırlara çekilmesini istenmiştir.
3.Dava ilk önce Kadastro Mahkemesine açılmış; … Batı Kadastro Mahkemesi 14.11.2017 tarihli ve 2017/20 Esas, 2017/56 Karar … kararı ile iptali istenilen uygulama kadastro tutanaklarının kesinleştiğini, eldeki davanın 30 günlük askı ilan tarihinden sonra açıldığı ve açılan davada genel mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının 2011 yılında arazisine girdiği için …Kadastro ölçüm merkezine giderek ölçümleri bilgisayar ekranı üzerinden görerek tespit ettiklerini, annesinden miras kalan tarlada hak iddia ettiklerini, taşınmazın kendisinin olduğunu ve davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacının malik olduğu dava konusu eski 421 parsel yeni 110 ada 3 parsel … taşınmazın yüzölçümündeki eksilmenin, pafta çizim esnasında yapılan tersimat hatasından kaynaklandığı, 22-a çalışmaları esnasında oluşturulan paftası ve taşınmazın koordinatlı ölçü değerlerinin, ilk tapulama çalışmaları esnasında yapılan takeometrik ölçü değerleri ile uyumlu olduğu, yapılan işlemde herhangi bir hata olmadığı gerekçesi ile davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçelerinde; keşifte tanıkların açık şekilde, ihtilaflı olan ve bilirkişi raporunun krokisinde “A” harfi ile gösterilen kısmın mülkiyetinin müvekkili davacının satın aldığı taşınmaza dahil olduğunu, sonradan arazinin küçülmesine ise anlam veremediklerini açık şekilde ifade ettiklerini, bilirkişi raporunda davada ihtilafa düşülen ve raporda “A” ile gösterilen kısmın hava fotoğraflarından hareketle davalıya aidiyetinin görülemediğinin açıkça belirtildiğini, bu halde keşifte dinlenen ve mahalli bilirkişi evsafına haiz tanık ifadelerinin hiçbir şekilde mahkemece değerlendirilmeyerek hata edildiğini ileri sürerek istinaf incelemesi sonucu mahkemece verilen kararın kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “harita mühendisi ve fen bilirkişi tarafından yöntemine uygun şekilde tesis kadastrosu ve 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu paftaları ile hava fotoğraflarının çakıştırılması neticesinde, 1955, 1970, 1975, 1991 ve 1998 yıllarına ait hava fotoğraflarında eski 421 ve 424 parsellerin kadastro tespitinde çizilen sınırlarının mevcut olduğu, 22/a ile çizilen sınır ile tesis kadastrosu sınırlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, 3402 … Kadastro Kanunu 22/a uygulaması ile yapılan sınır değerlendirmelerinin ve alan hesaplamalarının mevzuata uygun olarak oluşturulduğu ve teknik açıdan hatasının bulunmadığı, dava konusu taşınmazla ilgili uygulama kadastrosunun, 3402 … Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi ile bu madde uyarınca çıkartılan yönetmelik hükümlerine uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 … HMK’nın 353/(1)-b/1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun yöntemine uygun şekilde yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 22/a maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.