YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/464
KARAR NO : 2023/5967
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/381 E., 2022/249 K.
DAVA TÜRÜ: Kullanım kadastrosu
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı-karşı davalılar vekili, davalı-karşı davacılar vekili ve dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sonucunda, … Köyü çalışma alanında bulunan 1072 parsel … 3.560,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın … ile …’in kullanımında olduğu, taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı kargir evin …’e ait olduğu şerhi yazılarak; 1073 parsel … 5.606,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 … Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın … ile …’in kullanımında olduğu, taşınmaz üzerindeki ahşap ahırın …’e ait olduğu şerhi yazılarak; 1074 parsel … 2.978,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 … Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın …’in kullanımında olduğu şerhi yazılarak Hazine adına 2012 yılında tespit ve tescil edilmiştir. Uygulama kadastrosu ile 1072 parsel … taşınmaz, 119 ada 4 parsel; 1073 parsel … taşınmaz, 119 ada 5 parsel; 1074 parsel … taşınmaz ise 119 ada 6 parsel numarasını almıştır.
Davacı-davalılar … ve … vekili, dava konusu 1072 parsel … taşınmaz üzerinde bulunan ev ile 1073 ve 1074 parsel … taşınmazların tamamının kendi fiili kullanımlarında bulunduğunu ileri sürerek, … ve … aleyhine dava açmış; davalı-karşı davacılar … ve … vekili ise 1072 parsel … taşınmazın karşı davacıların fiili kullanımlarında bulunduğunu ileri sürerek karşı dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, verilen ilk kararda, davacılar … ve …’in, 1073 ve 1074 parsel … taşınmazlara ilişkin açtıkları davanın reddine, davacılar … ve …’in 1072 parsel … taşınmaz üzerindeki eve yönelik açtıkları davanın kabulüne, 1072 parsel … taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinin iki nolu bendinin iptali ile bunun yerine “İş bu taşınmaz üzerinde yaptırılan iki katlı kargir ev …, … ve …’e aittir” ibaresinin yazılmasına, yine karşı davacılar … ve …’in davalarının kısmen kabulüne, 1072 parsel … taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinin bir nolu bendinin iptali ile bunun yerine “6831 … Kanun’un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır. Bu parsel …, …, … ve …’in kullanımındadır.” ibaresinin yazılmasına karar verilmiştir. Davacılar-davalılar … ve … vekili, davacılar-davalılar … ve … vekili ile dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2018/3537 Esas, 2019/1105 Karar … ilamıyla hüküm bozulmuştur. Bozma ilamında özetle “dava konusu taşınmazların kimden geldiği, tarafların kök murisi …’den geliyorsa taksim edilip edilmediği, taksim edilmediyse, murisin sağlığında taşınmazları paylaştırıp paylaştırmadığı hususlarında yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasındaki çelişkilerin de giderilmediği” belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen ikinci kararda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile; 119 ada 4 parsel (eski 1072 parsel) … taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesindeki “Bu Parsel 1976 yılından beri …, … kullanımındadır.” şerhinin iptali ile; tapunun beyanlar hanesine “Bu parsel … ve … Kullanımındadır.” ibaresinin yazılmasına karar verilmiştir. Davacı-karşı davalılar …ve …vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Yargıtay 8 Hukuk Dairesinin 2021/15810 Esas, 2022/4663 Karar … ilamıyla dava konusu 1072 ve 1073 parsel … taşınmazlar yönünden dosya kapsamında toplanan tüm bilgi, belge, 1975 yılına ait satış senedi, tanık beyanlarından dava konusu taşınmazın ortak muris … tarafından satın alındığı sabit olup, murisin sağlığında taşınmazlarını paylaştırdığı hususu ise ispatlanamadığ bu durumda terekenin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması nedeniyle, taşınmazlar üzerindeki muristen intikal eden zilyetliğe dayalı kullanımın tüm mirasçılar adına sürdürülmüş olduğunun kabulü zorunlu olduğu, somut olayda davalı-karşı davacıların eski 1072 ve 1073 parsel (yeni 119 ada 4 ve 5 parsel) … taşınmazlarda kullanımının kendi adlarına değil tüm mirasçılar adına olduğunun kabulü ile her iki taşınmazda davacı-karşı davalılar ve davalı-karşı davalılar adına kullanıcı şerhi verilmesi gerekirken delillerin yanılgılı değerlendirilmesiyle yazılı şekilde asıl davanın tümden reddi ve karşı davanın tümden kabulü hatalı olup hükmün bozulmasına, tarafın diğer temyiz itirazları ise yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen son kararda; asıl ve karşı davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 119 ada 4 parsel (eski 1072) … taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesindeki “bu parsel 1976 yılından beri … kızı … , … kızı asiye şen kullanımındadır” şerhinin iptali ile; tapunun beyanlar hanesine ” bu parsel … kızı …, … kızı asiye şen, mehmet oğlu … ve … oğlu …’in kullanımındadır.” ibaresinin şerh verilmesine, 119 ada 5 parsel (eski 1073) … taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesindeki “bu parsel 1992 yılından beri … oğlu …, … oğlu … kullanımındadır.” şerhinin iptali ile; tapunun beyanlar hanesine ” bu parsel … kızı …, … kızı …, …oğlu … ve … oğlu …’in kullanımındadır.” ibaresinin şerh verilmesine, asıl ve karşı davada fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davacı-karşı davalılar vekili, davalı-karşı davacılar vekili ve dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalılar vekili, davalı-karşı davacılar vekili ve dahili davalı hazine vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL’nin temyiz eden davacı-karşı davalılardan alınmasına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL’nin temyiz eden davalı-karşı davacılardan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.