Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2013/12207 E. 2014/5838 K. 09.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12207
KARAR NO : 2014/5838
KARAR TARİHİ : 09.05.2014

Tebliğname No : 9 – 2012/211263
Mahkemesi : Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 29.05.2012
Numarası : 2012/169 – 2012/119
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükme ilişkin incelemede;
Örgüt adına propaganda suçunu işleyen sanığın hükümden sonra 30.04.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 8. maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra hükmü karşısında TCK’nın 220/6. maddesi uyarınca cezalandırılamayacağı ve sanık hakkında CMK’nın 223/4 maddesi kapsamında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Yüzün kapatılması suretiyle işlenen silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçu için gereken saik de nazara alındığında; 3713 sayılı Kanunun 7. maddesinin 2. fıkrasına 6459 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle örgüt propagandası ile oluşacak tehlikeyi somutlaştırmak amacıyla getirilen unsurun, aynı fıkranın (a) bendinde düzenlenen suç için öngörülmediği ve 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklama yöntemi olarak kabul edilemeyecek olan 3713 sayılı Kanunun 7/2-a maddesine uygun “terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteri yürüyüşünde, kimliğin gizlenmesi amacıyla yüzün kapatılması” eyleminden açılan davaya ilişkin dosyanın 6352 sayılı Kanunun geçici 2/1. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemeye gönderilmeyip incelenmesi gerektiği anlaşılmakla,
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/2-b maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.