YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/514
KARAR NO : 2014/4500
KARAR TARİHİ : 17.04.2014
Tebliğname No : 9 – 2011/175089
Mahkemesi : Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 25.01.2011
Numarası : 2010/25 – 2011/37
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın örgüt adına işlediği görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suçlarının hükümden sonra yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra kapsamında sayılan suçlardan olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükümlere dayanak yapılan 3713 sayılı Kanunun 2/2. maddesindeki “örgüt mensubu gibi cezalandırılır” ibaresi, hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 74. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan maddenin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin madde gerekçesi ile suç tarihinde ve halen yürürlükte olan ve genel hüküm niteliğinde bulunan TCK’nın 220/6. maddesi hükmü karşısında bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemekten kurulan hüküm yönünden hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 85. maddesiyle TCK’nın 220/6. maddesinde yapılan değişiklik ile mala zarar verme ve direnme suçlarından kurulan hükümler yönünden ise anılan Kanunun 105/2-b maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
2- Sanığa yüklenen silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçunun tarihi, işlenme yöntemi ve temel şekli itibariyle gerektirdiği cezanın süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında kaldığı ve anılan maddenin birinci fıkrasının “b” bendinde yer alan “kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir” şeklindeki düzenleme karşısında; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.