Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2014/6727 E. 2014/11009 K. 04.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6727
KARAR NO : 2014/11009
KARAR TARİHİ : 04.11.2014

Tebliğname No : 9 – 2013/239170
Mahkemesi : İstanbul Anadolu 21. Sulh Ceza Mahkemesi
Tarihi : 03.05.2013
Numarası : 2011/1084 – 2013/496
Suç : Muhafaza görevini kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- İcra ve İflas Kanununun 106. ve 110. maddeleri gereğince haczedilen menkul malların bir yıl içerisinde satışının istenmemesi halinde haciz işleminin hukuki sonuçlarının ortadan kalkacağı, böylelikle yedieminlik görevinin de sona ereceği;
Dosya kapsamına göre, ilk olarak 07.03.2009 tarihinde haczolunan malların muhafaza edilmek üzere sanığa teslim edildiği ve aynı tarihte istihkak iddiasında bulunulduğu, hacizli mallar üzerindeki satışın ise 20.10.2010 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla, sanığa teslim edilen mahcuzlar ile ilgili olarak süresi içinde satış istenip istenmediğinin tespiti bakımından Kartal 5. İcra Müdürlüğünün 2010/910 esas sayılı dosyası ile istihkak iddiasına ilişkin icra hukuk mahkemesi dosyasının aslı ya da onaylı suretleri getirtilip incelenerek İİK’nın 106. maddesi gereği hacizli taşınır malların satışının hacizden itibaren bir yıllık süre içerisinde istenip istenmediği dolayısıyla anılan Kanunun 110. maddesi uyarınca mahcuzlar üzerindeki haczin kalkıp kalkmadığının tespiti ile 18.01.2012 tarihli kolluk araştırma tutanağına göre bulunamadığı tespit edilen 1 adet Vouga FR-01 marka freze makinası ile 1 adet Vouga marka FR-02 freze makinasının Ümraniye 3. İcra Dairesinin 2008/7836-2008/11680 sayılı dosyasında satıldığını iddia eden sanığın savunmasının doğruluğu araştırılarak, mallar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin “TCK’nın 50/1-a ve TCK’nın 52/2” maddeleri yerine sadece “TCK’nın 52/2” maddesi olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.