Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2015/8819 E. 2016/8000 K. 26.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8819
KARAR NO : 2016/8000
KARAR TARİHİ : 26.10.2016

Mahkemesi :Ağır Ceza
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Cumhuriyet savcısının temyizinin, sanıklar … ve … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Sanıklar … ve … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kararların incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 20.03.2012 tarih ve 2011/785-/2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanun’la eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, inceleme yapılmasına yer olmadığına, gereğinin merciince yerine getirilmesine,
2- Sanıklar … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların uyuşturucu madde kullandıklarının tıbbi yöntemlerle tespit edildiğinin anlaşılması karşısında tüm dosya kapsamına göre, sanıkların savunmalarının aksine, ele geçen ve kişisel kullanım miktarı kapsamında olan esrarı, kullanma amacı dışında satma veya başkalarına verme gibi bir maksatla bulundurduklarına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, şüpheden sanıkların yararlanması gerektiği, bu haliyle eylemin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepten BOZULMASINA, 26.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.