YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1180
KARAR NO : 2020/56
KARAR TARİHİ : 26.02.2020
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi Kötüye Kullanma
Hüküm : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Suç tarihinin davanın müracaata bırakıldıktan sonra açılmamış sayılmasına karar verildiği 04/06/2009 tarihi yerine gerekçeli karar başlığında 2009-2008 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
… Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında, davacı-karşı davalı vekili sıfatıyla katılanın vekilliğini üstlendiği … 7. Aile Mahkemesinin 2008/762 esas sayısında kayıtlı boşanma davasında, 03/03/2009 tarihli duruşmaya davacı vekilinin mazeretsiz gelmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına, üç ay içinde yenileme talebinde bulunmayarak da mahkemece 04/06/2009 tarihli ve 2009/735 sayılı kararla asıl dava yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı-karşı davacı yönünden davanın kabulüne karar verilmesine ve bu suretle davacı-karşı davalı aleyhine 20.000 Türk lirası maddi, 10.000 Türk lirası manevi tazminata ve 200 Türk lirası aylık tedbir nafakasına hükmedilmesine sebebiyet verdiği iddiasıyla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda verilen hükmün Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/07/2012 gün ve 2011/4.MD-450, 2012/256 sayılı Kararının gerekçesinde belirtildiği üzere; TCK’nın 257. maddesinin 2. fıkrasında kamu görevlisinin, yapmakla görevli olduğu işi yapmaması veya yasaya göre yapılması gereken biçimde yerine getirmemesi ya da geciktirmesinin suç olarak sayılmış olması gözetilerek,
Bozmaya uyularak yapılan yargılama, delilleri takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle kurulan mahkumiyet hükmü eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.