Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/2581 E. 2021/1688 K. 25.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2581
KARAR NO : 2021/1688
KARAR TARİHİ : 25.03.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik, tehdit
Hüküm : Sanık … hakkında değişen suç vasfına göre görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet
Sanık … hakkında tefecilik suçundan düşürülme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’ın temyiz dilekçesinin içeriğine göre görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet, katılan Hazine vekilinin temyiz talebinin ise tefecilik suçundan kurulan düşürülme hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen görevi yaptırmamak için direnme suçunun 5237 sayılı TCK’nın 265. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 26/01/2006 ile temyiz inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Sanık … hakkında tefecilik suçundan kurulan düşürülme hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen tefecilik suçunda ödünç para verme işleminin 26/01/2006 tarihinden 21 ay kadar önce gerçekleştiğinin belirtildiği, suç tarihinin kesin olarak saptanamaması nedeniyle sanık lehine değerlendirme yapılarak 01/04/2004 olarak kabul edilmesi gerektiği, bu tarihte yürürlükte bulunan 2279 sayılı Kanun’un 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla tefecilik suçunun 765 sayılı Kanun’un 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 5 yıllık asli ve 7 yıl 6 aylık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olması karşısında; mahkemece 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67. maddeleri uyarınca 8 yıllık asli zamanaşımı süresi gerçekleştiğinden bahisle düşme kararı verilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan “Düşürülmesine” ibaresinin ”Düşmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.