Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/329 E. 2020/749 K. 30.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/329
KARAR NO : 2020/749
KARAR TARİHİ : 30.06.2020

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
Hüküm : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklara hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul edip etmediklerinin sorulup belirlenmemesi ile, 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, mahkemece sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, CMK’nın 231/6-c maddesinde düzenlenen “Giderilmesi gereken zarar” kavramının, somut, basit bir araştırma ile belirlenebilir maddi zarar olduğu, manevi zararların bu kapsamda bulunmadığı, dolayısıyla engel sabıkası olmayan sanıklar hakkında, somut maddi zararın ne olduğu denetime imkan verecek şekilde araştırılıp, karar yerinde gösterilmeden “Zarar giderilmediğinden…” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Fiziksel ve ruhsal durumu itibariyle kendi hayat bütünlüğü bakımından tehlike arz ettiğine dair belirtiler bulunan …’un yakalama işlemi hakkında derhal Cumhuriyet Savcısına bilgi verilerek emri doğrultusunda işlem yapılmadığı gibi yakınlarına da haber verilmediği ayrıca tek başına kendisine zarar verebilecek eşyalardan arındırılmadan ve gerekli tedbirleri almadan avukat bekleme odasında tutmak suretiyle mevzuattaki emredici hükümleri yerine getirmekte ihmal ve gecikme gösterildiği ve bu şekilde …’un avukat bekleme

odasının demir korkuluklarına kemeri ile asarak intihar etmesine neden olunduğu iddia ve kabul edilen somut olayda; temel cezanın hak, nesafet ve meydana gelen sonucun ağırlığı da gözetilerek TCK’nın 3 ve 61. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında asgari hadden uzaklaşılarak tayini gerekirken alt sınırdan hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanıklara ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekili, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 30/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.