YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3679
KARAR NO : 2020/1463
KARAR TARİHİ : 13.10.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapma
Hüküm :1-Sanık … hakkında CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat,
2-Sanıklar …, … ve … hakkında CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraat
Dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar …, … ve … haklarında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan … vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tefecilik suçunda suç tarihinin, kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarih, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği gün olduğu, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 12/05/2015 günlü ve 2014/4-655 Esas, 2015/152 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, değişik zamanlarda birden fazla kişiye kazanç karşılığı ödünç para verilmesi halinde zincirleme tek tefecilik suçunun oluşacağı nazara alındığında; UYAP sisteminden yapılan sorgulamada; Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2016 tarihli ve 2015/744 Esas, 2016/359 Karar sayılı ilamıyla sanığın tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2020/1066 Esasında kayıtlı olduğu, suç tarihinin iddianame anlatımına göre 26/03/2010 yılı, iddianame tarihinin 21/09/2010 olduğu, temyize konu bu davada ise sanık açısından suç tarihinin Mart 2009 yılı, iddianame tarihinin 21/06/2010 olduğu, yine sanık hakkında aynı suçtan birden fazla dosyanın olduğunun anlaşılması karşısında, anılan davaların akıbetinin araştırılması, derdest ise temyize konu bu dosya ile birleştirilmeleri, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesi sonrasında suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, ayrıca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde sanığa TCK’nın 241. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dava dosyasından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden ve dava konusu olaya ilişkin maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın vergi mükellefi olması halinde ve gerektiğinde hakkında vergi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.