YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5119
KARAR NO : 2021/1617
KARAR TARİHİ : 24.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapmak, tehdit
Hüküm : CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
1-Sanık … hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında tefecilik ve tehdit suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve tefecilik suçu yönünden katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın faizle borç para alan müştekiye verdiği 20.000 TL borç paraya karşılık birkaç gün sonra almak üzere 22.000 TL talep ettiği, müştekinin kabul ettiği, bu paranın bir kısmını tahsil ettiği, kalan borcun tahsilini teminat altına almak için müştekiyle buluşup darp ettiği ve kalan miktar için senet aldığı ve bu şekilde verilen borç parayı faizi ile tahsil ederek tefecilik suçunu işlediği, mahkemece sabit görülen yaralama suçundan mahkumiyet, tehdit suçundan ise mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraat kararı verilmiş ise de;
TCK’nın 150/1. maddesinde “Kişinin bir hukukî ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.” hükmüne yer verildiği, Yargıtay içtihatlarında duraksamasız olarak kabul edildiği üzere bir alacağın, hukuki alacak olarak kabul edilebilmesi ve bunun sonucu olarak hukuki korumadan yararlanabilmesi için, hukuk düzenince meşru kabul edilen bir ilişkiden doğması gerektiği, konusu suç teşkil eden bir ilişkiden kaynaklanan alacakların bu kapsamda değerlendirilmesinin olanaklı olmadığı,
Tefecilik yaptığı ve bu faaliyetinden kaynaklanan parayı tahsil etmek için müştekiye karşı tehdit eyleminde bulunduğu iddia edilen sanığın, suç teşkil eden tefecilik eyleminden kaynaklandığı ileri sürülen alacağın hukuki alacak olarak kabul edilmesinin olanaklı olmaması karşısında eylemlerinin sübutu halinde yağma suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanun’un 12. maddesi uyarınca eylemleri nitelendirme ve kanıtları değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, delillerin birlikte takdir edilmesi bakımından tefecilik suçundan açılan davanın da birlikte görülmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.