Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/5362 E. 2021/2310 K. 18.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5362
KARAR NO : 2021/2310
KARAR TARİHİ : 18.05.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklara yüklenen bedelsiz senedi kullanmak, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, tehdit, kişilerin huzur ve sükunu bozma suçlarından CMK’nın 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Hazine’nin bu suçlardan açılan kamu davalarına katılmasının mümkün olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği, yine katılan … bakımından bedelsiz senedi kullanmak, dolandırıcılık, tehdit, kişilerin huzur ve sükunu bozma suçlarından, katılan … bakımından resmi belgede sahtecilik ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından ve katılan …’nın sanık …’e yönelik olan resmi belgede sahtecilik suçundan yukarıdaki maddeye göre doğrudan zarar görmedikleri, bu suçlardan açılan kamu davalarına katılmalarının mümkün olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği bu itibarla söz konusu suçlardan kurulan hükümleri temyiz yetkileri bulunmadığından 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca katılan Hazine vekili ve katılanlar … ve Mustafa Kemal Yasal’ın temyiz istemlerinin REDDİNE,
İncelemenin sanık …’ın kendisi hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, katılan …’nın sanıklar hakkındaki resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine, katılan …’ın sanık … hakkındaki bedelsiz senedi kullanma ve tehdit suçlarından sanık … hakkındaki bedelsiz senedi kullanma ve dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümlerine, katılan …’nın sanık … hakkındaki bedelsiz senedi kullanma ve dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
İddianame içeriğinde yer alan; katılan …’a yönelik olarak “…… ısrarla bu parayı benden tahsil etmek istedi. Hatta telefonda bana bağırarak ‘ödemezsen neler olacağını görürsün’ ‘yuvanı ocağını dağıtırım’ ve senetlerini satarım diyerek tehdit etti…Şüpheli …’in kendisine ev satacağını beyan ederek ve bu konuda müştekinin güven duygusundan yararlanarak kendisine ait olmayan bir evi müşteki …’a satma bahanesiyle müştekiden yukarıda belirtilen senetleri aldığı ve bu şekilde müştekiyi dolandırdığı, fakat daha sonra bedelsiz oldukları halde bu senetleri bedelsiz olduklarını bilerek ve isteyerek borç para aldığı diğer şüpheli …’a tahsil için verdiği, şüpheli …’ın müştekiye ait bedelsiz olduklarını bildiği senetleri zorla tahsil etmeye kalkıştığı ve müştekiyi tehdit ettiği anlaşılmıştır.”, katılanlar … ve …’ya yönelik olarak “… mutlaka senetleri kendisinden zorla tahsil edeceğini, “ödemezsen zorla tahsil ettirmesini bilirim” diyerek tehdit ettiğini, müştekinin yine ödeyemeyeceğini, mağdur olduğunu belirtmesine rağmen şüpheli …’in kendisine senetleri başkasına satacağım diyerek tehdit ettiğini… mutlaka senetleri kendisinden zorla tahsil edeceğini, “Ödemezsen zorla tahsil ettirmesini bilirim” diyerek tehdit ettiğini, müştekinin yine ödeyemeyeceğini, mağdur olduğunu belirtmesine rağmen şüpheli …’in kendisine senetleri başkasına satacağım diyerek tehdit ettiğini…” şeklindeki isnatlar karşısında, sanık … hakkında iddianamede tehdit olarak nitelenen fiilerin sübutu halinde yağmaya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağını, delillerin topluca takdir yetkisinin 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 12. maddesi uyarınca eylemleri nitelendirme ve kanıtları değerlendirme görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, delillerin birlikte takdir edilmesi bakımından tefecilik, resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma, dolandırıcılık suçlarından açılan davaların da birlikte görülmesinde zorunluluk bulunduğu cihetle, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili, katılanlar …, …, … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. ve 326/son (sadece tefecilik suçu bakımından) maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.