Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/6054 E. 2021/1986 K. 06.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6054
KARAR NO : 2021/1986
KARAR TARİHİ : 06.04.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik
Hüküm : Sanık hakkında müşteki …’e yönelik tefecilik suçundan beraat
Sanık hakkında müşteki …’a yönelik tefecilik suçundan mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi:
Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu kanunun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olup suçun mağduru tüm toplumdur. Tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişi, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olmakta olup gerçek anlamda suçun pasif failidir. Ancak kanun koyucu izlediği suç siyaseti gereği tefecilik fiilinin aktif failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmamıştır. Bu halde tefecilik fiilinin pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak yoktur. Bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğindedir ve suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasına CMK’nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müşteki …’ün katılma hakkı olmadığı, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından müşteki … vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
İncelemenin sanığın tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunda suç tarihinin faizin kararlaştırılıp ödünç paranın verildiği tarih olduğu nazara alındığında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması ve suç tarihinin kesin olarak tespiti açısından, sanık … suçtan zarar görenlerin yeniden beyanlarına başvurulup, ödünç paranın kimden hangi tarihte alındığı, miktarı ve alındığı iddia olunan tarihte faiz kararlaştırılıp kararlaştırılmadığının ayrıntılı olarak sorularak suç tarihinin ve faiz anlaşmasının kesin olarak saptanmasından, müşteki … ile sanık arasında düzenlenen 01/04/2009 düzenleme tarihli senet hakkında tahrifat iddiasıyla ilgili açılan davanın sonucunun araştırılarak mahkeme kararının onaylı örneğinin dosya arasına alınmasından, sanığın vergi mükellefi olması halinde ve gerektiğinde hakkında vergi incelemesi yaptırılmasından, tefecilik yapıp yapmadığı hususunda kolluk araştırması yaptırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete’nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa’nın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.