YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6496
KARAR NO : 2021/2584
KARAR TARİHİ : 26.05.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu kanunun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olup suçun mağduru tüm toplumdur. Tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişi, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olmakta olup gerçek anlamda suçun pasif failidir. Ancak kanun koyucu izlediği suç siyaseti gereği tefecilik fiilinin aktif failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmamıştır. Bu halde tefecilik fiilinin pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak yoktur. Bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğindedir ve suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle sanık … hakkındaki tefecilik suçundan açılan kamu davasına CMK’nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müştekinin katılma hakkı olmadığı, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından müşteki …’ın temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
İncelemenin katılan Hazine vekilinin tefecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıktan faizle para aldığını iddia eden müşteki …’ın beyanları ve kabul ettiği taahhütnameye göre müşteki ile sanık arasında başlangıçta faiz anlaşması olmadığı, sonradan yapılan faiz anlaşmasının tefecilik suçunu meydana getirmeyeceği, ayrıca soruşturma aşamasında yapılan emniyet araştırmasında sanığın tefecilik suçunu işlediğine dair tespit yapılamadığına ilişkin tutanak ve bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde Mahkemenin kabulü, gerekçe ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan katılan Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26/05/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.