Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/7390 E. 2021/3024 K. 10.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7390
KARAR NO : 2021/3024
KARAR TARİHİ : 10.06.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi kötüye kullanma
Hüküm : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
1-Katılanlar vekilinin temyiz dilekçesinde sanık olarak gösterdiği … … ve … … hakkındaki temyiz isteğinin incelenmesinde:
Katılanlar vekilinin temyiz dilekçesinde sanık olarak gösterdiği … … ve … … hakkında, görevi kötüye kullanma suçundan ya da başkaca bir suçtan açılan bir dava ve temyiz incelemesine tabi verilmiş bir hüküm bulunmadığından, katılanlar vekilinin vaki temyiz inceleme isteminin, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar …, …, … ve … hakkında verilen “tefrik” kararına yönelik sanıklar müdafiinin yaptığı temyizin incelenmesinde:
Sanıklar …, …, … ve … hakkındaki davaların tefrikine ilişkin karar, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesine göre hüküm niteliği taşımadığı için temyizinin mümkün olmaması nedeniyle, sanıklar …, …, … ve … müdafiinin temyiz isteğinin Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
3-Katılanlar vekilinin sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkındaki temyiz isteğinin incelenmesinde:
Sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarına Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237. maddesine göre atılı suçtan doğrudan zarar görmeyenin katılma hakkı olmadığı, mahkemece bu suç yönünden usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükümleri temyiz yetkisi bulunmadığından katılanlar vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
4-Sanıklar hakkında verilen beraat kararına yönelik sanıklar müdafiinin yaptığı temyizin incelemesinde:
Sanıklara isnat edilen görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 07/05/2012 tarihli sorgu ile temyiz incelemesi günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 10/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.