Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/8215 E. 2021/2425 K. 20.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8215
KARAR NO : 2021/2425
KARAR TARİHİ : 20.05.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tanık …’a 2012 yılında aylık %10 faiz karşılığında 5.000 TL borç verdiği ve karşılığında teminat olarak 5.700 TL’lik çek aldığı, bu sebeple tefecilik faaliyetinde bulunduğu iddia ve kabul edilen olayda; sanığın soruşturma ve yargılama aşamasında alınan beyanlarında galerici olan tanığa araç temini için borç para verdiğini istikrarlı bir şekilde beyan etmesi karşısında atılı suçu işlediğine dair tüm dosya kapsamına göre tanık …’ın beyanı dışında hükme esas alınacak sanığın mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamasından dolayı CMK’nın 223/2-e madde, fıkra ve bendi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın faizle borç para verme eylemini bir kez gerçekleştirdiği iddia ve kabul edilmesine rağmen sanık hakkında TCK 43/1 maddesinin uygulanması sureti ile fazla ceza tayini,
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesi,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
İddianamede talep edilen kazanç müsaderesi hakkında olumlu yada olumsuz karar verilmemesi,
Dosya içeriğine göre sanık lehine değerlendirme ile 01/01/2012 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 18/10/2012 olarak gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan
5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, 20/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.