Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/8297 E. 2021/2426 K. 20.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8297
KARAR NO : 2021/2426
KARAR TARİHİ : 20.05.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tefecilik suçunun mağduru olan Hazinenin, bu sıfatının gereği olarak CMK’nın 234/1-b maddesi gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği, diğer yandan aynı Kanunun 260/1. maddesine göre de kamu davasından haberdar edilmemiş bulunup da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olanların kanun yollarına başvurma haklarının bulunduğu gözetilerek hükmün bildirilmesinin gerektiği, ancak dosyada suçun mağduru konumundaki Hazinenin davadan haberdar edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığının anlaşılması ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adresi (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adresi) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği yoluna gidilmesi, bu surette çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adresi bilinen en son adres olarak kabul edilmek ve tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümleri gereği, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adres olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiği şerhi düşülmek suretiyle tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, yokluğunda verilen kararın tebliği için “…Sk. No:25 İç Kapı no: 1 …” adresine çıkarılan ve Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince yapılan gerekçeli karar tebliği işleminin usulsüz olduğu ve CMK’nın 260/1. maddesinin “Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” hükmü gereğince temyiz hakkı bulunan ve 22/11/2013 tarihli celsede katılma talebinde bulunduğu halde katılma hususu değerlendirilmeyen müşteki …’a gerekçeli kararın tebliğ edildiğini gösteren bilgi ve belgelere dosya içerisinde rastlanmadığının anlaşılması karşısında; gerekçeli kararın müşteki … ve tefecilik suçunun mağduru olan Hazine’ye 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmesi ile tebellüğ belgesinin ve verildiği takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin dosyaya eklenmesi ve hükümlerin temyiz edilmesi halinde ise bu konuda ek tebliğname düzenlenmesi sonrasında iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 20/05/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.