Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/8733 E. 2021/1799 K. 30.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8733
KARAR NO : 2021/1799
KARAR TARİHİ : 30.03.2021

Mahkemesi :Ceza Dairesi

Hüküm : 1-… 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2017 tarih ve 2015/420 Esas, 2017/525 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında zincirleme şekilde tefecilik suçundan ayrı ayrı mahkumiyet
2-… Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararı ile hükümlerin kaldırılarak sanıklar hakkında atılı suçtan ayrı ayrı beraat

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tebliğname başlığında adlarına yer verilen sanıklar … ve … hakkında verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlara yönelik temyiz talebi bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu adı geçen Kanun’un “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olup suçun mağduru tüm toplumdur. Tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişi, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olmakta olup gerçek anlamda suçun pasif failidir. Ancak kanun koyucu izlediği suç siyaseti gereği tefecilik fiilinin aktif failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmamıştır. Bu halde tefecilik fiilinin pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak yoktur. Bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğindedir ve suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle sanıklar hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müştekiler …, …, …, … ve …’ın katılma

hakkı olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükümleri temyiz yetkisi bulunmadığından müştekiler vekilinin temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereğince,
Katılan Hazine vekilinin ise 10/10/2018 tarihinde kendisine tefhim edilen hükümleri 19/11/2018 havale tarihli dilekçe ile CMK’nın 291. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süreden sonra temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin CMK’nın 298/1. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın … 7. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.