YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13033
KARAR NO : 2023/8580
KARAR TARİHİ : 18.12.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/174 E., 2015/149 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, mağdure vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir (Kapatılan) 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli ve 2014/174 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararı ile; SSÇ’nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.03.2020 tarihli ve 14-2016/92255 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin soyut beyanı dışında delil bulunmadığını, SSÇ’nin eyleminin nitelikli cinsel istismar boyutunda olmadığını ve katılan mağduredeki akıl hastalığını ilk buluşma heyecanı nedeniyle anlayamadığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
SSÇ’nin indirim uygulanmaksızın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
SSÇ’nin aralarında duygusal ilişki olan ve hafif derecede zeka geriliği bulunan katılan mağdureye organ sokma suretiyle cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı, SSÇ’nin katılan mağdurenin rızası dahilinde öpüştüklerini beyan ettiği ancak organ sokma şeklinde cinsel ilişki gerçekleşmediği yönünde savunmada bulunduğu, katılan mağdurenin arkadaşlarına, arkadaşlarının ise rehber öğretmenine anlatımı ile intikalin gerçekleştiği, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde adli raporda katılan mağdurede on gün içinde oluşmuş taze yırtık tespit edildiği, Dokuz Eylül Üniversitesi raporuna göre katılan mağdurenin kendini savunamayacak durumda olduğunun, kısa süreli görüşme sonrasında bu durumun anlaşılabileceğinin belirtildiği, katılan mağdure ile SSÇ’nin olay günü kaldıkları ortam ve süre dikkate alındığında SSÇ’nin katılan mağduredeki akıl hastalığını anlayabileceği sonucuna varılmış, eylemini fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan mağdureye karşı organ sokma şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilerek, bu suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Dokuz Eylül Üniversitenin 01.04.2015 tarihli raporunda katılan mağduredeki hafif zeka geriliğinin ilk bakışta anlaşılmasa da kısa süreli görüşmelerle anlaşılabileceğinin bildiriliği, aynı üniversitenin poliklinik gözlem raporunda katılan mağduredeki mental kısıtlılığın dikkat çekici olduğu yönünde değerlendirme yapıldığı, Mahkemenin gözlemi, SSÇ’nin tüm aşamalardaki katılan mağdureki zeka geriliğini bilmediği yönündeki savunması, katılan mağdurenin iddia konu olay nedeniyle ruh sağlığının olumsuz etkilendiğini ve anksiyete belirtili uyum bozukluğu oluştuğu yönündeki raporlar ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; katılan mağdurenin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevkedilerek suç tarihi itibariyle akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bu durumun hekim olmayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, tespit edilen zeka durumunun kendisine yönelik cinsel istismar eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine etkisi bulunup bulunmadığı, eyleme beden veya ruh bakımından mukavemete muktedir olup olmadığı, iddiaya konu eylem nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususlarında rapor alınmasından sonra SSÇ’nin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuş, katılan mağdure vekilinin bu aşamada SSÇ’nin indirim uygulanmaksızın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiğine ilişkin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Katılan mağdure ve SSÇ’nin müşterek beyanlarına göre 17.05.2014 olması gereken suç tarihinin karar başlığında 15.05.2014 olarak gösterilmesi, katılan mağdure vekilinin dava ve duruşmalara kabulüne karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Bozma sebeplerine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir (Kapatılan) 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli ve 2014/174 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararına yönelik SSÇ müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.