Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/13073 E. 2021/10461 K. 30.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13073
KARAR NO : 2021/10461
KARAR TARİHİ : 30.12.2021

Suça sürüklenen çocuk …’nun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan bozma üzerine gerçekleştirilen yargılaması sonucunda atılı suçtan mahkûmiyetine dair Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2013 gün ve 2013/12 Esas, 2013/175 Karar sayılı hükmün suça sürüklenen çocuk müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 05.12.2016 gün ve 2016/4105 Esas, 2016/8255 sayılı onama yönündeki kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2017 günlü, KD-2017/20476 sayılı itiraznamesiyle 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin iki ve üçüncü fıkraları gereğince itiraz edilmesi üzerine kapatılan 14. Ceza Dairesinin 05.06.2017 gün ve 2017/2365 Esas, 2017/3101 sayılı Kararıyla itirazın yerinde görülmeyerek reddiyle bu hususta karar verilmek üzere dosyanın gönderildiği Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2019 gün ve 2017/14-939 Esas, 2019/108 Karar sayılı ilamıyla, “..Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının değişik gerekçeyle kabulüne, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 05.12.2016 gün ve 2016/4105 Esas, 2016/8255 sayılı onama kararının kaldırılmasına, sanığın, bu suça ilişkin cezasının infazının durdurulmasına ve tahliyesine, 23.12.2013 tarihli gerekçeli kararın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tebliğinin sağlanması için tevdi kararı verilmesi amacıyla dosyanın Yargıtay 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine … ” dair verilen kararla birlikte gönderilen dosyada verilen 17.12.2019 günlü tevdi kararına istinaden gerekçeli kararın tebliğ edildiği Bakanlık vekilince hükmün temyiz edilmesi üzerine düzenlenen 13.03.2020 tarihli ek tebliğname ile dosya Dairemize gönderilmekle tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Olayın adli makamlara intikal şekli, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, tanık anlatımı, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun, olay günü on yedi yaşındaki mağdureye yönelik eylemini hileyle kolasına içki koyarak bilinci yerinde olmadığı sırada gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemin 5237 sayılı TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.