YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13128
KARAR NO : 2023/2933
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/91 E., 2016/20 K.
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜMLER : Düşme, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 20.08.2014 tarih ve 2014/1410 Esas sayılı iddianamasi ile suça
sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2016 tarihli ve 2014/91 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun değişen suç vasfına göre eylemine uyan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan açılan kamu davasının düşürülmesine, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.03.2020 tarihli ve 14-2016/104883 sayılı, bozma isteyen Tebliğname ile Daireye gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısı
Suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu işlediği tarih itibariyle on yedi yaşında olduğu halde hüküm kurulurken cezasından 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği indirim yapılmadığını beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii
Suça sürüklenen çocuğun tüm olayı samimi bir şekilde anlattığını, yargılama esnasında katılanın ifadelerini değiştirmesi ile mahkemeyi yanıltma çabası içinde olduğunun açıkca görüleceğini, çelişkili ifadelerin suça sürüklenen çocuğu mağdur etmeye yönelik olduğunu, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereği hüküm kurulurken suç tarihinde on yedi yaşında olduğu halde hakkında aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmadığını ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Katılan … Vekili
Beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu yönünden ise alt sınırdan ceza tayini sebebiyle süresi içerisinde süre tutum dilekçesi vererek hükmü temyiz ettiğini beyan etmiştir.
D. Katılan … Vekili
Sadece süre tutum dilekçesi vermiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; “… Mağdurenin kovuşturma aşamasında verdiği ifadesinde suça sürüklenen çocuğun içeceğine uyuşturucu atması neticesinde kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğini bildirmiş ise de; soruşturma aşamasında vekili huzurunda Cumhuriyet Savcısına verdiği ifadesinde sanık ile rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiğini ve suça sürüklenen çocuk ile birlikte gezdiklerini beyan ettiği dikkate alındığında kovuşturma aşamasındaki ifadesinin inandırıcı olmadığı, hal böyle olunca suça sürüklenen çocuğun eyleminin reşit olmayan ile cinsel ilişki suçuna dönüştüğü, bu suç açısından mağdurenin 02.08.2014 tarihinde savcılıkta verdiği ifadesinde suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını bildirdiği, ancak mağdurenin anne ve babası olan müştekiler … ve …’nin ise 03.08.2014 tarihinde soruşturma aşamasında verdikleri ifadelerinde suça sürüklenen çocuktan şikayetçi oldukları, ardından mağdurenin de 16.01.2015 tarihli duruşmada verdiği ifadesinde suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olduğunu bildirdiği, mağdurenin yaşının düzeltilmesine engel bir halinin bulunmadığı, mağdurenin doğum tarihinin gün ve ay baki kalmak kaydıyla mahkememizce 1998 olarak düzeltildiği, mağdurenin düzeltilen yaşı itibarıyla 15 yaşını ikmal ettikten sonra suça sürüklenen çocuktan bir şikayetinin olmadığını bildirmiş olması ve şikayet hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan bulunması, yine şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin hukuki bir sonuç doğurmayacağı hususları dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun reşit olmayan ile cinsel ilişki suçuna dönüşen eylemi yönünden mahkememizce düşme kararı verilmiş,
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da mağdurenin rızasının bulunması nedeni ile yasal unsurları itibarı ile oluşmayacağı ancak suça sürüklenen çocuğun eyleminin mağdurenin anne babası olan müştekiler … ve …’nin şikayetçi olmaları karşısında TCK 234/3 maddesinde yer alan çocuğu alıkoyma suçunu oluşturacağı dikkate alınmakla sanık hakkında çocuğun alıkonulması suçundan ceza tayini yoluna gidilmiş, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları da dikkate alınarak verilen cezadan TCK’nın 62.maddesi uygulanarak 1/6 oranında indirim yapılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ” gerekçeleriyle sanık hakkındaki hükümler tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kayden 10.10.1999 doğumlu olup 08.09.2003 tarihinde nüfusa tescil edilen ve resmi bir kurumda doğmadığı saptanan mağdurenin yaşının tespiti için Bursa Devlet Hastanesinde oluşturup içinde radyoloji uzmanı bulunmayan heyetçe düzenlenen 17.11.2015 günlü raporda mağdurenin beden yapısı ve genel görünümüne göre 17-18 yaşları arasında olduğunun belirtilmesi karşısında, söz konusu raporun dayanağı olan kemik grafilerinin temin edilip dava dosyasının, İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, mağdurenin suç tarihindeki yaşı bilimsel olarak belirlendikten sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de; suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2016 tarihli ve 2014/91 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılanlar … ve … vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.