Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/15073 E. 2023/8416 K. 13.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15073
KARAR NO : 2023/8416
KARAR TARİHİ : 13.12.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/123 E., 2015/419 K.
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin süresinde olmadığı belirlenmiştir.
Her ne kadar Tebliğname’de suç tarihinde on yaşında olan mağdureye tayin edilen zorunlu vekilin temyiz isteminin, mağdurenin annesi ile babasının şikayetçi olmamaları nedeniyle reddinin gerektiği belirtilmiş ise de mağdurenin olay sonrası hakkında verilen koruma kararı uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı … evinde kalmaya başladığı, bu nedenle Bakanlığın kanuni temsilci sıfatını kazandığı, vekilinin de sanık hakkında şikayetçi olup davaya katıldığı anlaşıldığından, mağdure vekilinin temyiz isteminin esastan incelenmesine karar verilmiştir.

Katılan mağdure vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2015/123 Esas, 2015/419 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.08.2020 tarihli ve 14-2016/179537 sayılı, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin reddi ve onama görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun amcasının kızı olan katılan mağdureye karşı ruh sağlığını bozacak şekilde istismar eyleminde bulunduğu gözetilerek indirim yapılmadan ağır bir şekilde cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun suçlamayı istikrarlı bir şekilde reddettiği, tanıkların görgüye dayalı beyanlarının olmadığını söyleyip katılan mağdurenin hayaller gördüğünü ifade etmeleri nedeniyle beraatine karar verilmesi, ayrıca suça sürüklenen çocuğun birden fazla kişi ile birlikte eylemini gerçekleştiği kabul edilmesine rağmen diğer iki kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğine, bu halde anılan maddeden artırım yapılmayacağına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; “Suça sürüklenen çocuk … ile mağdur …’in kardeş çocukları oldukları ve birbirlerine yakın evlerde oturdukları, olay tarihinde elinde bulunan erzaklar ile kendi evlerine gitmekte olan suça sürüklenen çocuk …, mağdur …’i görerek elindeki erzakları taşımasına yardım etmesini istediği, mağdurun da ağabey olarak hitap ettiği suça sürüklenen çocuğun elindeki erzakları taşımasına yardım etmek için aldığı ve birlikte suça sürüklenen çocuğun oturduğu eve girdikleri, bu sırada suça sürüklenen çocuğun mağdura “gel balıklara bakalım” dediği, mağdurun da kabul edip birlikte balıklara baktıkları, suça sürüklenen çocuğun okuldan arkadaşları olan … ile soy ismi saptanamayan … adlı kişinin yanlarına geldikleri, bunun üzerine suça sürüklenen çocuğun kapıyı kilitlediği, mağduru yere yatırdığı, … ve …’nin yardımıyla mağdurun pantolonunu ve külotunu çıkarttıkları, …’nın kolundan tutmasıyla suça sürüklenen çocuk …’in cinsel organını mağdurenin cinsel organına sokmak suretiyle Adli Tıp raporunda belirtildiği şekilde yırtık oluşturacak şekilde cinsel istismarda bulunduğu, yine …’in de mağdura fiili livata suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, … nın ise mağdura karşı cinsel amaçlı herhangi eyleminin bulunmadığı, sadece mağduru diğerlerinin eylemi sırasında mağdurun kolundan tuttuğu ve başlangıçta diğerleri ile birlikte soyduğu, suç yerine gelen … adlı başka bir kişiyi görünce … ve soy ismi saptanamayan … adlı kişinin evin penceresinden kaçtıkları, olaydan iki gün sonra durumu halası …’e anlattığı, halasının da suça sürüklenen çocuğun babası mağdurunda amcası olan …’e söylediği, daha sonra halasının hastaneye gider iken hastanede fırça sapı kaçtığı şeklinde ifade vermesini aksi halde “buradan zor çıkarsın” dediği, bunun üzerine mağdurun hastaneye gittiklerinde poposuna tuvalet fırçasının battığı yalanını uydurduğu, ancak hastanede durumun mağdurun anlattığı şekilde değil cinsel istismar olduğu mağdurun yapılan muayenesinde sonra mağdurun beyanının doğru olmadığını saptanarak durumu adliyeye intikal ettiğirildiği, yapılan soruşturma sırasında da öğretmen … …’nin mağdurla konuşması üzerine mağdurun … Evinde 17/10/2015 saat 19.00 sıralarında “benim işim bitti, beni öldürecekler” diye şiddetli bir şekilde bir saate yatkın ağlamasından sonra sakinleşip suça sürüklenen çocuğun kendisini öldüreceği, işinin bitik olduğunu söyleyerek tehdit ettiği, Resul’un kendisine cinsel istismarda bulunduğu, tuvalet fırçasının üzerine düşüp fırçanın battığının yalan olduğunu belirterek olayı anlattığı, suça sürüklenen çocuğun bu eylemi dolayısıyla mağdurun Adli Tıp Kurumu raporunda belirtildiği şekilde ruh sağlığının bozulduğu, böylece suça sürüklenen çocuğun birden fazla kişi ile birlikte amcasının kızı olan mağdura karşı organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği iddia, mağdurun ÇİM’e alına ayrıntılı beyanları, tanık beyanları, Adli Tıp raporları, suça sürüklenen çocuğun inkara yönelik savunması ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış, dosya içerisinde bulunan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun mağdurun yeğeni olduğu, mağdura karşı böyle bir şey yapamayacağını, yapmasının mümkün olmadığı şeklinde inkara yönelik savunmasına itibar edilmeyerek suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan cezalandırılmasına…” şeklindeki gerekçesiyle suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Mahkeme tarafından 16.12.2015 günü yüzüne karşı verilen hükmü katılan Bakanlık vekilinin, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenip, tefhimden işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra sunduğu 06.04.2016 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

B. Katılan Mağdure Vekili ile Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun’un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Mahkemece olayın tek tanığı konumunda bulunan katılan mağdurenin duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bunun mümkün olmaması halinde ise çocuk izlem merkezinde kaydedilen görüntüsü duruşmada hazır bulunanlarca izlenip suça sürüklenen çocuk ile müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.

2. Bozma sebebine göre Tebliğname’de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Ankara 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2015/123 Esas, 2015/419 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Mağdure Vekili ile Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2015/123 Esas, 2015/419 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.12.2023 tarihinde karar verildi.