YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16056
KARAR NO : 2021/10316
KARAR TARİHİ : 27.12.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet, diğer atılı suçtan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınıp, Dairemizin 2021/25871 esasında kayıtlı dosyayla birlikte tetkik edildi.
Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve aynı Kanunun 264. maddesine göre bu karara yönelik temyiz istemi itiraz kabul edilerek bu hususun mahallinde merciince değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, incelemenin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay tarihinde on iki – on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 103/2, 103/4, maddelerine göre belirlenen cezada yaş küçüklüğü nedeniyle aynı Kanunun 31/2. maddesi ile yapılacak indirim sonucu bulunacak cezanın, anılan maddenin son cümlesi uyarınca 7 yıla indirilmesinden sonra 62. maddesinin tatbiki gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde TCK’nın 31/2. maddesinin uygulanmasına ilişkin dördüncü bentte yer alan “…12 yıl ..” ibaresinden sonra gelmek üzere “…ancak hükmedilecek ceza 31/2 – son maddesine göre 7 yıldan fazla olamayacağından, suça sürüklenen çocuğun 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,” ibaresinin eklenmesi ve izleyen beşinci bentte yer alan “… 10 yıl…” ibaresinin çıkarılarak yerine “…5 yıl 10 ay…” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.