Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/17598 E. 2023/3592 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17598
KARAR NO : 2023/3592
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat, düşme, davanın reddi

Sanıklar ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 06.01.2015 tarihli ve 2015/22 Esas sayılı iddianame ile sanıklar …, …, … ve … haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak

şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ve 08.01.2015 tarihli ve 2015/98 Esas sayılı iddianame ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/20 Esas, 2016/206 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, …, … ve suça sürüklenen çocuk haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı; sanık … hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddi kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanıkların atılı suçu işlediklerinden mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ve re’sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Her ne kadar sanık … *** hakkında mağdur … *** ‘in zorla İstanbul ilinden Iğdır iline getirerek burada sanıklar … ***, … ***, … *** ve suça sürüklenen çocuk … *** ile birlikte mağduru Iğdır ilinde alıkoydukları, ayrıca sanık …’ın mağdura yönelik organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, sanıklar … ***, … ***, … *** ve suça sürüklenen çocuk … ***’ın ise …’ın söz konusu cinsel istismar eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak ettikleri belirtilerek sanıklar …, …, …, … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur … ***’e yönelik ‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ ve ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanıkların aşamalarda yapmış oldukları savunmalarda özetle mağdurenin kendi rızası ile … ile kaçtığını ve cinsel birliktelik yaşadığını daha sonra ailesinden etkilenerek haklarında şikayetçi olduğunu beyan ettikleri, mağdur … ***’in soruşturma aşamasında alınan ilk beyanında sanık … *** ile yaklaşık iki yıldır duygusal anlamda arkadaş olduklarını, ailesinin arkadaşlıklarından haberinin olmadığını ve ailesinin sanık ile evlenmesine izin vermeyeceğini düşündüğü için sanık ile birlikte ailesinin ikamet ettiği yer olan Iğdır ili, … İlçesine, otobüs ile gitmeyi planladıklarını ve olay tarihi olan 06/06/2013 günü kendi rızasıyla evinden ayrıldıklarını ve sanık ile birlikte otobüse bindiklerini, otobüsteyken kardeşi … ***’i arayarak sanık … ile kaçtığını ve Iğdır iline gittiklerini söylediğini, 07/06/2013 tarihinden itibaren kendi rızasıyla sanığın ailesinin ikametinde kaldıklarını, 10/06/2013 günü babasının kendisini arayarak İstanbul’a dönmesini istediğini, ancak kendisinin bunu kabul etmediğini, …’ı sevdiğini ve onun yanında kalmak istediğini söylediğini, sanık …’dan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, tarafsız tanıklar … ***, … ***, … ***, … *** beyanlarında mağdur …’nın kendilerine rızası ile geldiğini söylediğini, mağdur ile sanığı birlikte gezerken gördüklerini, mağdurun zorla kaçırıldığına dair herhangi bir izlenimlerinin olmadığını beyan ettikleri, mağdurun ailesinin kayıp ihbarı üzerine yapılan araştırma sonucu kolluk görevlilerince tutulan tutanakta mağdur ve sanığın ailesinin ikamet ettiği evin önünde dışarıda oturduklarının görüldüğünün belirtildiği, esasen bir kimsenin 24 saatlik şehirler ararası otobüs yolculuğu ile rızası dışında bir yerden bir yere götürülmesinin mümkün olmadığı, bu haliyle mağdurun sanık savunmaları ve tanık beyanları ile örtüşen olayın sıcağı sıcağına alınan samimi, oluş ve delillere uygun, ayrıntılı olan ilk beyanına itibar edilmesinde zorunluluk bulunduğu, mağdurun ilerleyen aşamalarda sanığın kendisine yönelik alıkoyma ve cinsel davranışları zorla gerçekleştirdiğine ilişkin herhangi bir ayrıntı içermeyen ve herhangi bir delil ile desteklenmeyen soyut nitelikteki sonraki beyanlarına itibar edilmeyeceği dikkate alındığında, sanığın suç eylem tarihinde 15 yaşını tamamlamış olan mağdure …’ya yönelik cinsel davranışlarını mağdurenin rızası ile gerçekleştirdiği, bu nedenle sanıkların üzerlerine atılı söz konusu eylemin TCK’nın 104/1 maddesinde düzenlenen soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı olan ‘Reşit olmayan ile cinsel ilişki’ suçunu oluşturduğu, mağdurun soruşturma aşamasında kimseden şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, sanıklarlar …, …, …, Adullah ve suça sürüklenen çocuk … hakkında bu eylem nedeniyle açılan kamu davalarının mağdurun şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmiştir.
Sanık … *** hakkında ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanığın eylemini mağdurun rızası ile gerçekleştirmesi nedeniyle eylemin ‘Çocuğun alıkonulması’ suçu kapsamında kaldığı ve aynı fiill nedeniyle sanık hakkında … Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/568 E 2014/435 K ve 03.06.2014 günlü ilamı ile hüküm verilmesi nedeniyle CMK 223/7 maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar sanıklar … ***, … ***, … *** ve suça sürüklenen çocuk … *** hakkında mağdur … ***e yönelik ‘Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’ suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de az yukarıda anlatıldığı üzere 15 yaşını tamamlamış olan mağdurenin kendi rızası ile sanıkların evinde kaldığı ve sanık … ile birlikte Iğdır’a geldikleri sırada kız kardeşini arayarak Iğdır’a gittiğini kız kardeşine söylediği bu haliyle ‘Çocuğun alıkonulması’ suçunun unsurlarının da oluşamayacağı dikkate alındığında sanıkların üzerlerine atılı ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçunun mağdurun rızası bulunması nedeniyle unsurlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/20 Esas, 2016/206 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.05.2023 tarihinde karar verildi.