YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/176
KARAR NO : 2021/2447
KARAR TARİHİ : 20.05.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10/03/2015 tarihli, 2015/234 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 2008-2009 tarihlerinde, sahte belge düzenleme, tefecilik ve 5464 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarından açılan kamu davasının, Kırıkhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/133 esas sırasına kaydedilip, Mahkemenin 23/11/2015 tarihli, 2015/133 Esas, 2015/496 Karar sayılı kararı ile söz konusu dosyanın, temyize konu …2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/82 Esas sırasında kayıtlı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş olmasına rağmen, birleşen dosya yönünden hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, Mahkemesince birleşen dosya hakkında zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Dairemizin 17/11/2020 tarihli 2020/4628 Esas, 2020/2031 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; POS tefeciliğinde failin kastı, tefecilik suretiyle yarar sağlamaya dönük olup, amaç suç tefeciliktir. Fail, amaçladığı bu suçu işleme yolunda birden fazla hareket gerçekleştirmekte ve bu hareketlerden alacağını teminatlı hale getirmeye dönük bir kısım hareketlerle 5464 sayılı Kanun’un 36. maddesinde tanımlanan suçu da işlemekte ise de söz konusu birden fazla hareket, hukuksal anlamda “tek bir fiili” oluşturmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesi ile kanun koyucu “erime sistemini” benimsemiş olup, POS tefeciliğinde failin suç yolunda gerçekleştirdiği bir kısım hareketlerle işlediği 5464 sayılı Kanun’un 36. maddesine muhalefet suçu, kastının dönük olduğu tefecilik fiilindeki teklik nedeniyle, bu fiilin içinde erimektedir. Bu açıklamalar ışığında, 5464 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan da kamu davası açıldığı halde bu suçtan “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden bu suç yönünden hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı süresi içinde mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında tefecilik ve sahte belge düzenleme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin olarak sanık müdafinin yapmış olduğu temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen 2008 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve tefecilik suçlarının cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarını gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 20/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.