YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17607
KARAR NO : 2023/6079
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/311 E., 2016/76 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından Tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte gerçekleştirilen duruşmaya sanık müdafiinin katılmadığı anlaşıldığından, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık ve suça sürüklenen çocuk haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2013/311 Esas, 2016/76 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın atılı suçu işlemediğine, aleyhe olabilecek delilin bulunmadığına ve re’sen tespit edilecek hususulara ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
Suçun işlendiğine yönelik maddi delilin olmadığına, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna, cinsel anlamda fiziki bir temasın bulunmadığına ve re’sen tespit edilecek hususulara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Sanık … ile SSÇ … …’ın arkadaş oldukları, olayın mağdurunun ve sanığı olan …’ın sokakta mendil satma nedeni ile birbirlerini tanıdıkları, suç tarihi olan 10/07/2013 günü sanık …’ın mağduru kendine ait … Mahallesindeki evine götürüp dama çıktıkları, burada sanık …’ın mağdurun pantolonunu çıkarıp arkasına geçerek cinsel organın mağdura sokmak sureti ile istismarda bulunduğu, bu olaydan iki gün sonra yani 12/07/2013 günü sanık …’ın, yanına arkadaşı olan SSÇ … …’ı alarak mağdurla Pac Meydanında buluştukları, saat 18.30 sıralarında üçü birlikte … Sahiline gittikleri, etrafta kimseni olmadığı, ağaçlık bir alana gittikleri ve bir müddet burada oturdukları, sanık ve SSÇ’nin mağdura hitaben “seni yapalım mı” dedikleri, mağdurun itiraz etmediği, SSÇ’nin mağdurun pantolonunu indirdiği, ilk önce sanık …’ın mağduru öne eğerek arkasına geçip cinsel organını mağdurun anüsünden soktuğu, sanık … organ sokmak sureti ile cinsel istismarı yaptıktan sonra bu defa SSÇ’nin mağdurun arkasına geçtiği, mağdurun arkasına geçen SSÇ …’in ereksiyon halinde iken boşaldığı, boşalması sebebi ile mağdurun arkasından cinsel organını sokmaya çalıştığı ancak erken boşaldığı için anüse sokamadığı, hatta buna sinirlenip mağdurun beline eliyle vurduğu, sonra hep birlikte kıyafetlerini giyip oradan ayrıldıkları, sanık ve SSÇ’nin mağdura kavurma ısmarlayarak bu yapılanları hiç kimseye anlatmamasını tembih ettikleri, hatta bununla yetinmeyerek “olanları anlattığı takdirde mağduru dövecekleri” şeklinde tehditte bulundukları, bu suretle sanığın asıl dosya ve birleşen dosya kapsamı ile cinsel istismar ve tehdit suçunu işlediği, SSÇ’nin birleşen dosya kapsamı ile cinsel istismar ve tehdit suçunu işlediği tam bir kanaatle sübuta ermiştir.
Her ne kadar gerek sanık … … gerekse S.S.Ç … … savunmalarında müsnet suçlamaları reddetmiş iseler de; özellikle mağdur küçüğün olayın sıcaklığında emniyette verdiği ifadesinde mantıksal kuram içerisinde olayı anlartarak “… sahiline vardığımızda etrafta kimsenin olmadığı açık adresini tam olarak bilmediğim ağaçlık bir alana geldik.Buraya geldiğimizde beraber ağacın yanına oturduk” şeklinde olayı betimleyiş biçimi ve sonrasında gelişen cinsel istismara konu eylemleri anlatışı, sonraki aşamalarda da bu ifade biçiminden ayrılmayarak benzer biçimde olayın akışını ifade etmiş olması gerek emniyette gerekse duruşmada vermiş olduğu ifadelerinde sanık …’ın daha önce de kendisini … Mahallesi son durağın üstünde bulunan evlerine götürdüğünü, dama çıkardığını ve orada da organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğunu belirtmiş olması, bundan başka S.S.Ç … …’ın ise organının önce sert olduğunu fakat boşalma ile küçüldüğünü ifade etmesi, bu sebeple de organını sokamadığını ve sinirlenerek eliyle kendisinin beline vurduğunu bütün beyanlarında bu anlatım biçiminden ayrılmayan mağdurun ifadelerinin olayın gerçekliğine uygun düştüğü, olayın sıcaklığında, ertesi gün mağdurun başından geçen olayı annesi ile paylaşmış olduğu, annesinin de durumu babasına naklederek olayın bu şekilde emniyete yansıdığı, yaşı küçük mağdurun beyanlarıyla sanık … ve S.S.Ç … …’ın beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanık ve S.S.Ç. …’in savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve bu sebeple de itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Bu kabul ve karar doğrultusunda; suç tarihinde yaşı küçük olan mağdur çocuğu iki gün arayla iki kez organ sokmak sureti ile istismar eden, istismar ettikten sonra tehdit eden sanık … ile 12/07/2013 günü mağdura organ sokmak sureti ile istismara teşebbüs eden ve ayrıca tehdit eden SSÇ … …’ın sübut bulan bu suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanığın ve SSÇ’nin suç işleme konusundaki yoğun kasıtları, … tehlikenin mağdur bakımından ağırlığı, suçun işleniş şekil ve özelliği dikkate alınarak cinsel istismar suçundan ceza verilirken bir miktar alt sınırdan uzaklaşılmasına, tehdit suçunun somut olaydaki işleniş şekil ve özelliği dikkate alınarak bu suç bakımından alt sınırdan ceza verilmesine, sanığın ve SSÇ’nin sabıkasız oluşları dikkate alınarak haklarında TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına, sanık … hakkında teselsül hükümlerinin, SSÇ hakkında yaş küçüklüğüne ilişkin kanun hükümlerinin uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçuna Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamaşamını kesen son işlemin 24.03.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2013/311 Esas, 2016/76 Karar sayılı kararında sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçuna Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenle İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2013/311 Esas, 2016/76 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk … hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.