YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18413
KARAR NO : 2023/7357
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/188 E., 2016/173 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma
Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/188 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında;
Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurun yaşı gereği mahkemede kendisini rahat ifade edemediği, mağdurun yakınlarının, olayın sonrasında mağdurun vücudunda tespit ettiği fiziki bulguların olayın organ sokmak suretiyle gerçekleştiğini gösterdiği, suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkum edilmesi gerektiği ayrıca olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tüm unsurlarının oluştuğu ve suça sürüklenen çocuk hakkında beraat hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu beyanıyla suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kararların bozulması gerektiğine yöneliktir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurun beyanlarının sağlıklı bir şekilde alınmadığı, mağdurun tecavüz kelimesinin ne anlama geldiğini dahi bilmeden bu ifadeyi kullandığı, dosya kapsamında tanıkların ifadelerinin çelişkili ve bir kurgudan ibaret olduğu, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli,her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı bir kanıt bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezanın fahiş olduğu beyanıyla suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine yöneliktir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun, mağdura “gel sana para vereceğim” diyerek kandırıp, bulundukları alana yakın boş arsanın olduğu yere götürdüğü ve kaçmaya çalışan mağduru tutarak, ağzını kapattıktan sonra, donunu ve kilodunu çıkartıp kucağına oturttuktan sonra cinsel organını mağdurun popo bölgesine sürterek acı oluşturacak şekilde cinsel amaçlı eylem sürecinde bulunduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğu, bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu yönündedir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuğun savunmaları, katılanların beyanları, tanık ifadeleri ve dosya kapsamında bulunan bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; 27.08.2014 günü suça sürüklenen çocuğun, mağdura “gel sana para vereceğim” diyerek kandırıp, bulundukları alana yakın boş arsanın olduğu yere götürdüğü ve kaçmaya çalışan mağduru tutup ağzını kapattıktan sonra, kucağına oturttuktan sonra cinsel organını mağdurun popo bölgesine sürterek cinsel eylemde bulunduğu ve olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiş ve üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk savunmalarında suçlamayı inkar etse de; mahkemede mağdurun ifadesi sırasında yanında bulunan pedegog ile mağdurun anneannesinin beyanı, mağdurun gerek yaşı ve gerek dosya kapsamında bulunan delillerden suça sürüklenen çocuğa iftira atmasını gerektiren bir sebep bulunmaması karşısında, suça sürüklenen çocuğun savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olup itibar edilemeyeceği vicdani kanaatine varılmıştır.
Aynı olay nedeniyle, suça sürüklenen çocuğun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; dosyada bulunan olay yerine ilişkin fotoğraflar ile suça sürüklenen çocuk ve mağdurun beyanları nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun işlediği mahkememizce sabit kabul edilen basit cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği boş arsadaki çalılığın hakimiyet kurmaya elverişli olup olmayıp, suça sürüklenen çocuğun gerçekleştirmek istediği cinsel eylem için yer temini niteliğinde bulunduğundan, olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kanaatine varılmakla, suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı anlaşıldığından, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle tebliğnamede hükmün bozulmasını isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mağdurun aşamalarda birbiriyle ve kendi içerisinde çelişen beyanları, suça sürüklenen çocuğun eylemi gerçekleştirmediğine yönelik istikrarlı savunmaları, suça sürüklenen çocuğun kardeşi ve arkadaşının, suça sürüklenen çocuğun, mağdura karşı cinsel eylem gerçekleştirmediğine yönelik ifadeleri, adli raporlar ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi
hukuka aykırıdır. Açıklanan nedenlerle tebliğnamede hükmün onanmasını isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/188 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararına yönelik Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/188 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/188 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.