Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/18615 E. 2023/3236 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18615
KARAR NO : 2023/3236
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel Taciz, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Katılan sanık … … hakkında katılan sanık …’a karşı kasten yaralama suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.

Katılan sanık … hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Katılan sanık … … hakkında, katılan sanık …’a karşı kasten yaralama suçundan neticeten 740 tl adli para cezasına karar verilmiştir.

2. Katılan sanık … hakkında katılan mağdure Ayşegül’e karşı cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3740 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Süre tutum dilekçesi sunulmasından ibarettir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanık … …’ın kızına yönelik haksız bir saldırıyı önlemek için olay yerine gittiği ve orantılı bir güç kullanarak diğer sanıktan vukuu bulan saldırıyı önlediği, bu nedenle sanık … … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında meşruu müdafa hükümleri uygulanarak ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyete yönelik kararın 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı olduğu yönündedir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’ın, farklı günlerde mağdurenin okul güzergahında bekleyerek mağdureye doğru baktığı, 20.02.2015 tarihinde saat 12:10 sıralarında okula gitmekte olan mağdureye “Akşam çıkışta bir yere ayrılma, seni gelip alacağım” diyerek mağdurenin yanından ayrıldığı okul çıkışında ise eve giden mağdureye arkadan seslenerek “Senin yatağına geleceğim, beraber takılırız” dediği ve bunun üzerine mağdurenin korkarak koşmaya başladığı ancak sanığın mağdureyi takip ederek mağdureden telefon numarasını istediği, mağdurenin koşarak eve gittiği ve olanları ailesine anlattığı, 23.02.2015 mağdure babası ile birlikte okula giderken sanığın mağdureye yaklaşması üzerine mağdurenin, babasına kendisini rahatsız eden kişinin bu olduğunu söylemesi üzerine babası olan … …’ın sanık …’ı yaraladığı ve olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Sanık … … Hakkında, Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan Sanık … Hakkında, Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık müdafinin hükme ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine,
Ancak; Sanık … Hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 62 nci maddeleri gereği belirlenen 6 ay 7 günlük hapis cezasının gün hesabına çevrilmeden neticeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Katılan Sanık … … Hakkında, Katılan Sanık …’a Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli ve 2015/255 Esas, 2016/970 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Sanık … Hakkında, Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli ve 2015/255 Esas, 2016/970 Karar sayılı kararında sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı yasanın 322 nci maddesi uyarınca, hükme “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3 maddesi…” ile başlayan paragrafın çıkarılmasıyla “Sanığa verilen 6 ay 7 gün hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1 inci maddesinin a bendi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/3 üncü maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 187 tam gün olarak belirlenmesine; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2 nci maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 3.740.- TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.05.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.