YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19246
KARAR NO : 2023/3813
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/489 E., 2015/639 K.
SUÇLAR : Cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 Tarihli ve 2015/489 Esas, 2015/639 Karar Sayılı Kararı İle Sanık Hakkında
1. Cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun 123 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Suçu işlemediğine, çalıştığı yerde başka birinin aramış olabileceğini, ve re’sen tespit edilecek hususulara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Yapılan yargılama ve toplanan deliller sonucunda: Sanık … ***’ın eşi … ***’ın adına kayıtlı 0 531 … ** ** numaralı hattan katılanlar … *** ve … ***’ın ev telefonu olan 0 324 … ** ** numaralı hattı şikayet tarihi olan 17/06/2015 günü değişik saatlerde iletişim tespit tutanaklarına göre 5 kez aramak suretiyle rahatsızlık verdiği, telefonu Katılan … *** açtığında ‘senin ananı avradını sinkaf ederim. ‘ şeklinde sözler sarf ettiği, diğer katılan … *** açtığında ise ‘ senin vajinanı yalarım, seninle banyoya gireceğim, seni s..ceğim,’ şeklinde sözler sarf edip cinsel tacizde ve hakarette bulunduğu, sanığa ait ses kayıtlarını dinleyen katılanların kendileriyle telefonda görüşen kişiye ait sesin sanığa ait olduğunu beyan ettikleri olayda,
Her ne kadar sanığın müşteki … ***a karşı hakaret suçundan cezalandırılması istemi ile mahkemimize kamu davası açılmış ise de katılan duruşma sırasında beyanın yanlış geçtiğini sanıkla telefonda hiç görüşmediğini beyan etmesi nedeniyle mahkemede şüphe oluştuğundan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince sanığın müştekiye yönelik bu suçundan beraatine,
Sanık her ne kadar üzerine atılı Cinsel Taciz suçunu kabul etmese de katılanları arayan numaranın suç tarihinde sanığın kullanımında olduğu, bu durumu sanığın kendisinin de ikrar ettiği, istenilen hts kayıtlarının katılanların iddiasını doğrular nitelikte olduğu ve sanığın bu duruma açıklık getiremediği anlaşıldığından savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmış olup, her ne kadar sanığın Cinsel Taciz suçuyla birlikte hakaret suçundan cezalandırılması istenilmiş ise de atılı Cinsel Taciz suçu ile hakaret eylemin bir bütün olarak gerçekleşmiş olması nedeniyle tek bir suç teşkil eden basit cinsel taciz suçundan TCK’nın 58/3 maddesi dikkate alınarak seçenek yaptırımlardan hapis seçilmek suretiyle cezalandırılmasına, sanığın katılanı 5 kez araması nedeniyle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ayrıca cezalandırılmasına, sanığa her iki suçtan ceza tayin edilirken arama sayısı ve suç kastı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmasına, katılan …’un beyanı dikkate alınarak TCK 43’ün uygulanmasına yer olmadığına
Sanığın geçmişteki hali, uygulanması halinde yeniden suç işlemeyeceği hususunda Mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması da nazara alınarak hakkında CMK’nun 231 maddesi, TCK’nın 50. ve 51.maddelerinin uygulanmasına kanunen ve takdiren yer olmadığına dair karar vermek gerektiği vicdani kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/489 Esas, 2015/639 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.