Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/20149 E. 2021/8296 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20149
KARAR NO : 2021/8296
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ortamında temin edilen nüfus kaydına göre Gölyaka Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.01.2015 kesinleşme tarihli ve 2002/236 Esas, 2002/238 Karar sayılı ilamı ile mağdureye vasi tayin edilen …’un, baroca tayin edilen vekil tarafından temyiz edilen hükümle ilgili kapatılan Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 14.12.2020 tarihli tevdi kararına istinaden vekilin temyizine muvafakati olup olmadığına dair beyanda bulunmak üzere yapılan ihtar şerhli gerekçeli karar tebliğine rağmen söz konusu kararı temyiz etmemesi karşısında, vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık müdafisinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Mağdureyle ilgili olarak Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 10.05.2013 günlü raporda “Kişiye yapılan psikometrik testte sadece sözel testlere yanıt verebildiği, diğer testleri yanıtlayamadığı, sözel becerisinin IQ 57 düzeyinde olduğu, olayın gelişimi dikkate alındığında iddia edilen cinsel eylemde beden ve ruh bakımından kendisini savunabileceği, ahlaki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği’ yönünde görüş bildirilmesine rağmen Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 17.12.2013 tarihli raporda mağdurenin yaşadığı iddia edilen eylemi bir cinsel şiddet olarak algılayamadığı, saptanan zeka geriliğinin cinsel saldırı eyleminin hukuksal anlam ve sonuçlarını kavrayıp değerlendirmesinde ve eyleme ruhsal yönden mukavemet edebilmesinde önemli ölçüde yetersizlik oluşturduğu, dolayısıyla kendisine yapılan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama hususunda telkin, yönlendirme, baskı ve şiddet koşullarında bağımsız karar veremeyeceğinin ifade edilmesi karşısında, mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için mağdurenin dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevkiyle suç tarihi itibarıyla herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bundan dolayı maruz kaldığı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği, fiile karşı beden veya ruh bakımından mukavemete muktedir olup olmadığı, mevcut rahatsızlığının hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar veya çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususlarında yeniden rapor aldırıldıktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.