YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20407
KARAR NO : 2021/10314
KARAR TARİHİ : 27.12.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Sanığın atılı suçtan beraatine dair Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.12.2019 gün ve 2019/232 Esas, 2019/584 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 302/1. madde ve fıkrası gereğince esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesine, 27.12.2021 tarihinde Başkan … ile üye …’ın sanığın mahkumiyeti gerektiğinden bahisle karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Mağdur ile uzaktan akraba olan sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve çocuğa karşı cinsel taciz suçlamaları ile açılan dava sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından sanığın atılı eylemleri cinsel amaçla yaptığı hususunun belirlenemediği gibi, 2010 yılında gerçekleşen istismar eyleminin ise aradan geçen uzun bir zaman dilimi sonrasında adli makamlara iletildiği gerekçesi ile beraatına karar verilmiştir.
Sayın çoğunluk ile ihtilaflı olduğumuz konu sanığın on beş yaşından küçük mağdureye karşı işlediği istismar ve taciz suçlarının sübutuna ilişkindir.
Dosya içeriğinde mevcut rapor içeriklerinden sanık …’in hafif derecede mental retarde olup %40 oranında engelli bulunduğu, IQ değerinin 60-65 olduğu, ancak Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 11.05.2017 günlü raporunda da atılı suç yönünden cezai ehliyetinin tam olduğu belirtilmiştir.
Mağdur …’ın ise fiziksel ve ruhsal gelişiminin yaşına uygun olduğu, anlama kavrama ve kendini ifade etme becerilerinin normal bulunduğu bu haliyle beyanlarına itibar edilebileceği uzman psikolog tarafından ifade edilmiştir.
Sanık … tarafından kavuşturma aşamasında reddedilmiş ise de; 10.05.2017 günlü müdafii huzurundaki savunmasında “Uzun zaman önce …’i kış mevsimi gibi köyde gördüm. …’in anlattığı şekilde depoda …’i yere yatırıp askısını indirdiğim doğrudur. Bunlar dışında başka bir şey yapmadım. Yaptığımı da cinsel amaçlı değil arkadaş oyunu gibi yaptım” şeklinde beyanda bulunarak atılı suçlamayı kabul ettiği,
Yine sanığın sosyal medya üzerinden sıklıkla ” … ne yapıyorsun”, ” iyi akşamlar”, “nasılsın, yaz bana”, ”yazsana bana” ”yaz bana … ne güzelsin …” şeklinde mesajlar gönderdiği dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Daha önceki eylemlerini adli makamlara intikal ettirmeyen mağdurun sanığın sosyal medya üzerinden yaptığı ısrarlı taciz içeren mesajları üzerine önce olayları yurtta birlikte kaldığı arkadaşı …’ya sonra da okul rehber öğretmenine söyleyerek olayın intikalini gerçekleştirdiği, ceza ehliyeti tam olan sanığın önce 2010 yılı kış aylarında mağdurun depoda bulunduğu sırada yanına giderek zorla yere yatırıp elbisesinin askısını indirdiği, üzerindeki diğer elbiseleri de çıkarmaya çalıştığı esnada mağdurun sanığı itekleyerek kaçıp kurtulduğu, sonrasında ise sanığın bu kez facebook üzerinden taciz içeren mesajlar atmaya başladığı hususlarının mağdurun tüm aşamalardaki samimi ve istikrarlı beyanları, sanığın ikrar içeren savunması ile dosyada mevcut sosyal medya iletişim kayıtları içeriğinden anlaşılması karşısında sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı ve çocuğa karşı cinsel taciz suçlarını işlediği sabit olup mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraate ilişkin hükmün onanması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz.