YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22284
KARAR NO : 2021/9073
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan şüpheliler … ile … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19/06/2020 tarihli ve 2020/8138 soruşturma, 2020/2658 esas, 2020/444 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170/2-4, 174/1-a-b maddelerine uygun bulunmadığından bahisle iadesine dair Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2020 günlü 2020/88 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli, 2020/390 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Şüpheli Durmuş yönünden dosyanın tutuklu olması, tutukluluk azami süresinin dolması ihtimaline binaen dosyanın sürüncemede kalmaması ve şüpheli Şerife açısından ise dosyanın tefrik edilerek Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/10079 soruşturma sayılı evrak, üzerinden tahkikatın devamına karar verilmesi nedeniyle onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesince, şüpheli Şerife’nin cezalandırılmasına ilişkin iddianamenin ilgili paragrafına bakıldığında cezalandırmaya sebep olan tek hususun “şüphelinin mağdur ile diğer şüpheli Durmuş arasındaki cinsel ilişkiyi bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu” şeklindeki açıklama olduğu, Cumhuriyet Savcısının bu yöndeki savunmaya inanmamasının cezalandırma için yeterli olmayacağı, Cumhuriyet Savcısının yapması gerekenin, somut delillerle kişinin hangi eylemi işlediğini açık açık ortaya koymak olduğu, hakkında iddianame düzenlenen şüphelinin bu şekilde hangi eylemi işlediğini, bu eyleminin hangi suçu oluşturduğunu ve en önemlisi de Cumhuriyet Savcısının bu sonuca hangi delillerle ulaştığını bilmesinin Anayasal bir hak olduğu, ancak düzenlenen bu hususların hiç birinin yer almadığı, iddianamede mağdurenin hastane doğumlu olduğu belirtilerek dosya içerisine Kahramanmaraş/Pazarcık Devlet Hastanesinin bila tarihli mağdurenin hastane doğumlu olduğuna dair yazısı eklenmesine rağmen bu doğuma esas teşkil edecek hastane doğum defteri ile ilgili belgelerin getirtilmeyip, sadece üst yazıyla yetinildiği, kaldı ki iade sonrası dosya içerisine giren belgeler ile yaş raporunun da fotokopi evrak olup, aslına uygunluğu tasdik edilmediği gibi asıllarının da temin edilmediği ve fotokopi evrakın resmi evrak niteliğinde olmadığı gerekçeleriyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanunun 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanunun 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu, bu durumda mahkemece iddianamede gösterilen olaylarla ilgili ibraz edilen deliller ile yargılama sırasında sunulacak diğer deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verileceği, mahkemece yapılacak yargılama sonucunda yeterli delil bulunmadığının anlaşılması halinde ancak beraat kararı verilmesinin mümkün bulunduğu, iddianamenin değerlendirilmesi aşamasında yeterli şüphe bulunup bulunmadığı hususunun incelenemeyeceği, keza 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174. maddesinde belirtilen iade sebepleri arasında bu hususun sayılmadığı, ayrıca mağdurenin hastane doğumlu olduğuna dair Pazarcık Devlet Hastanesinin 10.06.2020 tarihli, 50035303-659 sayılı yazısının dosya içerisinde mevcut olup, yazıda belirtilen hususun tanık beyanları ile de doğrulandığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174/4. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianame iadesi yoluna gidilemez” şeklindeki emredici düzenlemeye ve Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.05.2020 gün ve 2019/21634 soruşturma, 2020/1947 esas, 2020/345 sayılı ilk iddianamede Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2020 tarihli, 2020/69 iddianame değerlendirme sayılı kararında iade nedeni olarak gösterilen mağdurenin hastane doğumlu olduğuna ilişkin kayıtlarla ilgili eksiklik giderildikten sonra yeniden iddianame düzenlenmesi karşısında, aynı gerekçeyle iddianamenin ikinci defa iade edilemeyeceği de gözetildiğinde, vaki itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17.09.2020 günlü, 94660652-105-46-10655-2020-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdi kılınmakla gereği görüşüldü:
5271 sayılı CMK’nın 170/4. Maddesindeki “İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delilllerle ilişkilendirilerek açıklanır.” düzenlemesi nazara alınıp, buna göre Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan iddianamede, dayanak delillerin açıkça gösterilmesi gerektiği gözetilerek yapılan değerlendirmede dosyada herhangi bir maddi delil bulunmadığı halde yalnızca delil değerlendirme ve yorum yöntemlerinden olan “hayatın olağan akışına aykırılık” ilkesi vurgulanmak suretiyle tanzim edilen iddianamenin anılan hükme aykırı olduğu ve son iade nedeninin yeterli şüphe değerlendirmesi ile ilgisinin bulunmadığı anlaşılmakla, mevcut haliyle kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, vaki talebin REDDİNE, dosyanın mahaline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.