YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23710
KARAR NO : 2021/8453
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.01.2021 gün ve 2019/358 Esas, 2021/41 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili anlatımları, sanık ile müşteki arasında husumet bulunması, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 29.04.2021 gün ve 2021/644 Esas, 2021/713 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre atılı suçtan tutuklu bulunan sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesinin temini hususunda ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmesine, 18.10.2021 tarihinde Üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizce “olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili anlatımları, sanık ile müştekinin aralarında husumet bulunması, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı” gerekçesiyle sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiş ise de belirtilen bozma gerekçelerine katılmıyorum.
Yargıtay 14.Ceza Dairesi’nin 18/02/2020 tarih 2018/7128 Esas 2020/1285 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere cinsel istismar ve saldırı olaylarında “..mağdurun yaşadığı travmaya bağlı psikolojik durumunu göz önünde bulundurulmalı, mağdurun travmaya bağlı tutarsız, karmaşık, yahut eksik anlatımı olabileceğini gözeterek ayrıntılarda değil genel olarak olay örgüsünde tutarlılık aramalı…, tanıdık kişiler (akraba, komşu, öğretmen, iş arkadaşı, amir v.b.) tarafından gerçekleştirilen cinsel istismar ve cinsel saldırı vakalarında, mağdurların bu kişilerle geçmiş ilişkileri, yakınlık düzeyleri olay öncesi ilişkilenme biçimleri ve daha sonra mağdur ile aynı çevrede kalmaya devam etmeleri sebebiyle ivedi biçimde şikayette bulunmamaları mağdurun aleyhine yorumlanmamalıdır.”
Somut dosyada katılan … mağdurun aşamalardaki beyanlarının genel itibariyle tutarlı olduğu, bazı detaylarda çelişkiye düşseler de gerek mağdurun yaşı gerekse iddia konusu cinsel istismar olayının 5-6 yıl kadar geniş bir zaman dilimine yayılması nedeniyle bazı detayların unutulmasından veya yaşadığı travmadan kaynaklı olabileceği, genel itibariyle tutarlı olan ifadelerin ufak ayrıntılarındaki çelişkinin ifadelerin tümden reddedilmesi sonucunu doğurmayacağı,
Mağdurun 3-4 yaşlarında iken gerçekleşen ilk eylemi aynı gün annesi olan katılan … anneannesi olan tanık … ile paylaştığı, katılan … tanık Hediye’nin durumu sanığa sordukları, sanığın sert tepki verdiği ve mağdurun yanına giderek onu sertçe azarladığı, mağdurun sonraki 5-6 yıl içinde gerçekleşen olayları ise hiç kimseye anlatmadığı, bunun mağdurun sanıktan korkmasından ve aile içinde büyük bir kavga çıkacağından endişe etmesinden kaynaklandığı, sonraki eylemlerin mağdurun kaka kaçırma problemi sebebiyle psikoloğa müracaat etmeleri üzerine katılan anne tarafından öğrenildiği,
Olayın adli mercilere intikalinin ilk olaydan çok sonra olmasının sebebinin ise katılanın beyanına göre mağdurun 3,5 – 4 yaşlarında iken gerçekleşen olayın aile içinde çözülmeye çalışılmasından kaynaklandığı, tanık….’ın katılanın bu beyanını doğrulayarak 2014 yılında katılanın kendisine sanığın eyleminden bahsettiğini ancak toplum baskısı ve mağdurun psikolojisini düşündüğünden şikayetçi olmayacağını söylediği, yine mağdurun 4. sınıfa giderken gerçekleşen son eyleminden yaklaşık bir yıl sonra adli mercilere intikal ettirilmesinin de katılanın mağdurun psikolojisinin düzelmesini beklemesinden kaynaklandığı, bu hususun mağdurun öğretmeni olan tanık … ve psikolog ….’nin beyanlarıyla doğrulandığı, dolayısıyla olayın geç intikalinin katılanın haklı gerekçelerinden kaynaklı olduğu,
Sanık ile katılan arasındaki husumetin ise dava konusu cinsel istismar eyleminden kaynaklandığı, arada husumet oluşmasının katılan … mağdurun beyanlarını değersizleştirmeyeceği, tam aksine olmayan bir olaydan dolayı husumet çıkmayacağından olayın gerçekliğini desteklediği, gerek sanık gerekse savunma tanıkları tarafından aradaki husumetin dava konusu olay dışında başka bir sebepten kaynaklandığına dair inandırıcı bir gerekçe gösterilemediği,
Mağdurun savcılıkta alınan ifadede hazır bulunan psikolog …’in “mağdurun ifadesi, olayı anlatışı, fiziksel ve mental gelişimine uygun olduğu, kurgusal olmadığının anlaşıldığı, olayı anlatışının kronolojik sıraya uygun olduğu, zaman ve mekan kavramında netlik olduğu, bu çerçevede beyanlarına itibar edilebilir olduğunun anlaşıldığı”, mağduru tedavi eden psikolog …’in “mağdur çocukla 3 seans psikolojik danışmanlık gerçekleştirdiği,… annesinin mağduru yönlendirdiğine dair bir seziye varamadığı” yönündeki beyanları da dikkate alındığında mağdurun beyanlarına itibar edilmemesi için bir sebep bulunmadığı,
Hususları ile mağdur … katılanın beyanlarını destekleyen tanıklar …, Berrin Tahtasız, Sergül Kalkancı, Murat Koç ve Öykü Özü Gökçe’nin ifadeleri dikkate alındığında sanığın üzerine atılı Çocuğun Basit Cinsel İstismarı suçunu işlediği yönünde tarafımda tam bir vicdani kanaat oluşmakla mahkumiyet hükmünün onanması yerine bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.