Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/24466 E. 2022/3062 K. 30.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24466
KARAR NO : 2022/3062
KARAR TARİHİ : 30.03.2022

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Olay tarihinde on iki – on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği çocuğun cinsel istismarı suçunun zamanaşımı yönünden lehe sayılıp, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı TCK’nın 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-d, 66/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve zamanaşımını en son kesen 10.04.2014 tarihli mahkumiyet kararı ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında bu suçtan görülen kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, suça sürüklenen çocuğun suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilerek mahkemece suça sürüklenen çocuğun olay günü yaşı küçük mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu ne şekilde işlediği ve bu kapsamda cebir, tehdit veya hile kullanılıp kullanılmadığı hususunda denetime elverişli gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmasının zorunlu olduğu ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi gereğince olay tarihinde on iki on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocukla ilgili aldırılan sosyal inceleme raporuyla birlikte işlenen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bununla ilgili davranışları yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı hususunda mahkemece değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141 ve 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, esası incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.