YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2456
KARAR NO : 2023/3448
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat
Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; kovuşturma aşamasında on altı yaşı içerisinde olan mağdurenin duruşmalara katılmayıp kamu davasına katılma iradesi göstermemesi ve velisi olan babası Yıldıray’ın 06.11.2014 tarihli celsede sanıklardan şikayetçi olmadığını ve kamu davasına katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanıklar müdafisinin temyiz istemi yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2014 tarihli iddianamesi ile sanıkların çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli ve 2014/191 Esas, 2014/291 Karar sayılı kararı ile sanıkların atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemi
Vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin kabulü;
1.Sanıklar ve müdafiilerinin savunmaları, şikayetçi ve mağdure beyanı, tanık beyanları, tutanak ve belgeler ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanıklar hakkında mağdureye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları talebi ile kamu davası açılmış ise de sanıklar aşamalarda alınan savunmalarında suçlamaları kabul etmemiş olup mağdurenin alınan beyanında sanıkları tanımadığını ve cinsel ilişkiye girmediğini beyan etmiş olup, mağdure hakkında Edremit Devlet Hastanesince düzenlenen 09.06.2013 tarihli adli raporda kızlık zarının esnek, duhule müsait olduğunun, yeni bir yırtık ve ekimoza rastlanmadığının tesbit edildiği anlaşılmış olup, sanıkların dosyadaki suç tarihi 2013 yılı olarak belirtilmiş ve sanıkların mağdure ve tanık Hülya’ya fuhuş yaptırdığı iddia edilen …. adlı şahısla telefon görüşmesi yaptıkları iddia edilmiş ise de dosyada mevcut Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/21 Esas, 2013/50 Karar sayılı dosyasında mağdurenin …, şikayetçinin …. ve …. sanığın …. olduğu suç tarihinin 08.06.2013 olduğu ve sanık Bayramın çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve fuhuşa teşvik suçlarından cezalandırılmasına dair karar verildiği ve bu dosyada sanık …’ın telefonuyla yüzlerce kişiyle görüştüğünün tesbit edildiği anlaşılmış olup, tanık Hülya’nın 08.10.2013 tarihinde sanıklarla ilgili yaptığı teşhis dışında dosyada başkaca bir delil bulunmadığı, dosyamız da suç tarihinin 2013 yılı olarak belirtilmiş olması, Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesi dosyadaki olayların oluş şekli ve tarihi gözönüne alındığından yapılan teşhisin olayların gelişimine de uygun olmadığı, sanıkların tanık …’la telefondan konuşmuş olmalarının bu suçu işlediklerinin delili olamayacağı mahkemece kabul edilmekle iddia dışında başkaca delillin elde edilememiş olması da dikkate alındığında ve ceza yargılamasının temel ilkesi olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi de göz önünde bulundurulduğunda sanıkların savunmalarının aksini kanıtlar mahiyette her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince sanıkların atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine dair karar vermek gerektiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kovuşturma aşamasında on altı yaşı içerisinde olan mağdurenin duruşmalara katılmayıp kamu davasına katılma iradesi göstermemesi ve velisi olan babası Yıldıray’ın 06.11.2014 tarihli celsede sanıklardan şikayetçi olmadığını ve kamu davasına katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmaması karşısında, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kendisini vekille temsil ettirip beraat eden sanıklar lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiginin gözetilmemesi kanuna aykırı bulunmuş ise de bu aykırılık yeniden duruşma yapılmaksızın 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak giderilmiştir.
V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/191 Esas, 2014/291 Karar sayılı kararırına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanıklar Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldügünden Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/191 Esas, 2014/291 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi geregi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediginden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına; “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2014 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin belirlenen 3.000 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettiren sanıklara ayrı ayrı ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebligname’ye uygun olarak, oy birliğiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.