YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25346
KARAR NO : 2021/9934
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Sanığın atılı suçlardan beraatine dair İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.10.2018 gün ve 2017/371 Esas, 2018/285 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile hükümlerin kaldırılarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde vaki istinaf başvurusunun kabulüyle hükümlerin kaldırılarak sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 302/1. madde ve fıkrası gereğince esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmesine, 13.12.2021 tarihinde üye …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamı incelendiğinde, mağdurenin 12.09.2017 tarihli Cumhuriyet Savcısı huzurunda fotoğrafla teşhis işlemi Polis Vazife ve Selahiyet Kanunun ek altıncı maddesine uygun olmaması, mağdurenin ilk derece mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinde atılı suçu işleyen kişinin sanık olmadığını, benzetmiş olması sebebiyle önceki teşhiste yanılmış olabileceğini beyan etmesi ve olaydan uzun süre sonra teşhis işleminin yaptırılmış olması, sanığın istikrarlı bir şekilde suçu işlemediği yönündeki savunması göz önüne alındığında, aralarında husumet bulunan … ve …’in beyanları tek başına yeterli delil sayılamayacağı, mağdur teşhisine ise itibar edilemeyeceği, eylemi sanığın gerçekleştirdiğine dair mağdurenin teşhisi dışında başkaca bir delilin de bulunmadığı, bu nedenle sanığın eylemi gerçekleştirdiğine yönelik kuşku bulunduğu, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.