YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/26913
KARAR NO : 2022/3786
KARAR TARİHİ : 21.04.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Bozma sonrası gerçekleştirilen yargılamada ifadesinin alındığı 07.10.2020 günlü duruşmada reşit olan, mağdurenin olaydan dolayı şikayeti bulunmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık müdafisinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık müdafisinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunup, Kocaeli Çocuk Mahkemesinin 2012/320 Esas, 2013/1115 Karar sayılı dosyasında mağdureye yönelik işlediği çocuğun cinsel istismarı suçundan aldığı mahkumiyet hükmü kesinleşen …’ın beyanları, mağdurenin bakire olmadığını belirten 17.10.2012 günlü raporun olaydan dokuz ay sonra alınması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüphenden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle sübuta eren mağdurenin vücudunu okşayarak cinsel organını sürtme şeklinde sarkıntılık düzeyini aşan eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.