YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2776
KARAR NO : 2023/7640
KARAR TARİHİ : 22.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/321 E., 2014/179 K.
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hüriyetinden yoksun kılma (tüm sanıklar), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (sanık …)
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunda katılanların doğrudan suçtan zarar gören olmaması nedeniyle bu suçlarla ilgili davalara katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığı belirlenmiştir.
Sanıklar haklarında kurulan diğer hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2014 tarihli,2012/321 Esas, 2014/179 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sanıklar … ve … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına yardım etme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım etme suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı, sanık … hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fırkası, 62 nci maddesinin birinci fırkası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fırkaları, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2017 tarihli 14-2014/334391 Esas sayılı kısmi onama, kısmi bozma görüşlü Tebliğnamesi ile dosya Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz İstemi
Sübuta ve verilen hatalı kararın bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Mahkemenin gerekçesinde belirttiği katılan mağdurenin ilk ifadesi ile sonraki ifadelerinin çelişki oluşturmasının nedeninin sanıkların baskısı olduğuna, sanıkların savunmalarında çelişkilerin Mahkemece değerlendirilmediğine, sanıkların atılı suçları işlediğinin alınan raporla da desteklendiğine ve cezalandırılmaları gerekip kararın bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’ın katılan mağdureyi tehdit etmek sureti ile zorla arabaya bindirerek, organ sokmak sureti ile cinsel istismarda bulunduğu,diğer sanıkların da …’ın eylemine yardım ettiğini iddiasıyla tüm sanıklar hakkında katılan mağdureye yönelik olarak cinsel istismar ve bu amaçla hürriyetinden yoksun bırakma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Yerel Mahkeme tarafından ise; sanıkların tüm aşamalarda katılan mağdurenin kendi rızası dahilinde kendileri ile geldiğini, bir zorlama olmadığını ve sanık … ile katılan mağdurenin cinsel ilişkiye girmediğini savundukları, katılan mağdurenin olay sonrası alınan adli raporlarına göre katılan mağdurenin vücudunda darp ve cebir izine rastlanmadığının, katılan mağdurenin vajinal muayene bulgularına göre de; olay tarihinden en az bir haftadan uzun bir süre önce cinsel istismarın gerçekleştirilmiş olduğunun tespit edildiği, gerek katılan mağdurenin ilk ifadesinde cinsel istismara ilişkin bir beyanının olmamasına rağmen olaydan 3 gün sonra ailesinin baskısı sonucu böyle bir eylemin gerçekleşmiş olduğunu iddia ettiği, olay sonrası katılan mağdurenin yapılan ilk muayenesinde cinsel istismara ilişkin bulguların tespit edilememesi karşısında sanıkların savunmalarının aksini gösterir katılan mağdurenin çelişkili beyanından başka sanık …’ın mağdure ile zorla cinsel ilişkiye girdiği yönünde, katılan mağdurenin kendi rızası dahilinde … ile buluştuğu sanıkların katılan mağdureyi zorla alıkoyduğu yönünde katılan mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanlarında başka delil bulunmadığı gerekçesiyle cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık …’ın atılı suçlardan diğer sanıkların ise bu suçlara yardım etmek suçundan beraatlerine karar verilmiştir.
3. Sanık …’nin; oğlu olan sanık …’ın telefonda kendisinden içmek için esrar maddesi getirmesini istediği,sanığında evde bulunan esrar maddesini içmesi için Devrek ilçesinden … ile buluştukları Bakacakkadı beldesine getirdiği, bu uyuşturucunun sanık … tarafından kullanıldığı, bu şekilde sanık …’nin diğer sanık …’ın kullanması için evde bulundurduğu esrar maddesini alarak içmesi için naklederek …’a vermek şeklinde kabul edilen olayda hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Suçu Yönünden Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun’un (5237 sayılı Kanun) ikinci kitabının “topluma karşı suçlar” başlıklı üçüncü kısmının ” kamunun sağlığına karşı suçlar” başlığını taşıyan üçüncü bölümünde düzenlenmiş olması; belirtilen özelliği gereğince, katılanların mağdur veya suçtan zarar gören sıfatıyla bu suçlarla ilgili davalara katılma ve hükmü temyiz etme haklarının olmadığı anlaşıldığından, katılanlar vekilinin temyiz inceleme isteğinin, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar …, … ve … Hakkında Beden Veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Tüm dosya kapsamı ve kabule göre olay tarihinde on beş yaşından büyük olup ailesinin rızası dışında sanıkların yanında kalan mağdureye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan davada işlenilen eylemin 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu, anılan Kanun maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 15.05.2013 tarihli sorgu olduğu ve
bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.
D. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.07.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmış, açıklanan nedenle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2014 tarihli, 2012/321 Esas, 2014/179 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar …, … ve … Hakkında Beden Veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2014 tarihli,2012/321 Esas, 2014/179 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2014 tarihli,2012/321 Esas, 2014/179 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
D. Sanık … Hakkında Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2014 tarihli,2012/321 Esas, 2014/179 Karar sayılı kararında katılanlar vekili, sanık … ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.11.2023 tarihinde karar verildi.