Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/3122 E. 2023/4409 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3122
KARAR NO : 2023/4409
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/42 E., 2014/184 K.
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli, 2014/42 Esas, 2014/184 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocukların beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 35 inci fırkası, 31 inci maddesinin ikinci ve son fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 5’er yıl 10’ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına; aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b ve f) bentleri, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci ve son fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 3’er yıl 9’ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2017 tarihli tebliğnamesinde suça sürüklenen çocuklar hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden “onama”, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasında ruh sağlığının bozulup bozulmadığına dair değerlendirme yapan heyette çocuk psikiyatri uzmanının da bulundurulmadan rapor alınması ve bu rapora göre anılan ağırlaştırıcı nedenin uygulanması nedeniyle “bozulması” yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafinin Temyiz İsteği
Süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz etme isteğini bildirmekten ibarettir.

B. Sanık … Müdafinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin …’ı suçlamasına rağmen …’ı suçlamadığına, …’a yönelik beyanlarının yönledirme ile alındığına, yasa değişikliği sonucunda lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, hürriyet yoksun kılma suçunun maddi unsurlarının oluşmadığına, soyut ve çelişkili mağdure beyanı dışında delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde yer alan diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Mahkemece, suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın suç tarihi itibarıyla on iki yaşını doldurup on beş yaşını doldurmadığı, ancak duruşmada gözlemlenen tavır ve davranışları ile Adlî Tıp Altıncı İhtisas Kurulunun raporları uyarınca her ikisinin de üzerlerine atılı fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğinin anlaşıldığı, katılan mağdurenin ise yine on beş yaşından küçük ve hafif düzeyde zihinsel yetersizlik olduğu, … … Üniversitesi Adlî Tıp Ana Bilim Dalınca tarafından düzenlenen heyet raporunda, beyanlarına itibar edilebileceğinin belirtildiği,
2. Olay tarihinde katılan mağdurenin okuldan çıktıktan sonra aynı okulda eğitim gören suça sürüklenen çocuklar tarafından birlikte gezme bahanesi ile tenha bir yere götürüldüğü, orada suça sürüklenen çocuk …’ın mağdureye bir tokat attığı, mağdurenin de karşılık verdiği, bunun üzerine suça sürüklenen çocuk …’ın mağdurenin ellerini tuttuğu ve daha sonra mağdureyi öptüğü, akabinde cinsel organını çıkardığı, suça sürüklenen çocuk …’ın da bu sırada mağdurenin direncini kıracak şekilde yüzüne ve bacaklarına dokunduğu, suça sürüklenen çocuk …’ın ise cinsel organını mağdurenin ağzına sokmaya çalıştığı, ancak mağdure ağzını açmadığı için cinsel organını mağdurenin ağzının kenarlarına sürttüğü, böylece her iki suça sürüklenen çocuğın birlikte suç işleme kastıyla katılan mağdureye yönelik cebir kullanarak organ sokmaya teşebbüs etmek suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediklerinin kabul edildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre alınan adli raporlar uyarınca hafif düzeyde zihinsel yetersizlik saptanan katılan mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, hangi suça sürüklenen çocuğu hangi eylemde bulunduğunun aşamalarda tereddütsüz şekilde belirtilememiş olması, soruşturma aşamasında ifadesi alınırken hazır bulunan rehber öğretmenin mağdurenin ne şekilde soru soruluyor ise ona uygun cevaplar verdiğini, beyanlarının tamamen doğru ve güvenilir kabul edilemeyeceğine ilişkin beyanı, kovuşturma aşamasında hazır bulunan bilirkişinin de mağdurenin ifadelerinin tutarlı olmadığına, ifadesine tam olarak itibar edilemeyeceğine dair değerlendirmesi, suça sürüklenen çocukların suçlamaları kabul etmeyip mağdurenin dizindeki yaralanmanın mağdurenin suça sürüklenen çocuk …’ın cebinden sigara almak isterken ittirmesi üzerine yere düşmesi sonucu oluştuğuna yönelik savunmaları ile tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocukların katılan mağdureye yönelik cinsel amaçla ve cinsel davranışta bulunduğuna dair mağdurenin soyut iddiaları dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden oluşan şüphenin suça sürüklenen çocuklar lehine değerlendirilerek beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenlerle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli, 2014/42 Esas, 2014/184 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.06.2023 tarihinde karar verildi.