YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3878
KARAR NO : 2023/4527
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2013/259 Esas, 2014/278 Karar sayılı kararı ile
1. Sanıklar … ve … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı
2. Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mahkemece mağdurenin olayın şoku ile eksik ve hatalı beyanlarda bulunduğu kolluk ifadesine itibar edilip mahkeme ifadesine itibar edilmesinin yanlış olduğuna, mağdurenin yaşayacağı psikolojik zorluklar düşünülerek sanık … hakkında teşdiden ceza verilmesi gerektiğine, mahkemece itibar edilen mağdurenin kolluk beyanına sanıklar … ve … yönünden neden itibar edilmediğinin açıklanmadığına, mağdurenin sanıklara yaşının on dört olduğunu söylediğine yönelik beyanına itibar edilmesi gerektiğine, sanıkların kolluk kuvvetlerine haber vermeden yaşı küçük mağdurenin evde kalmasını sağladığı ve ayrıca cinsel istismara da uğramasına neden oldukları için atılı suçlardan cezalandırılmaları gerektiğine ve diğer sebeplere ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın tanıştıkları dönemde mağdurenin nişanlı olması nedeniyle yaşının küçük olacağını düşünmediğine, fiziksel olarak da yaşı büyük göründüğü için mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğüne, atılı suçlardan beraati istemine ve vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … hakkında; Mahkemece mağdurenin daha samimi ve gerçeği yansıttığı düşünülen kolluk beyanı, savunmalar ve tüm dosya kapsamına göre; mağdure ile sanığın suç tarihinden iki – üç ay önce arkadaş oldukları ve ara ara buluşup telefonda görüştükleri, 26.09.2013 günü buluştuklarında mağdurenin sanığa onu sevdiğini söyleyip babasının kendisini başka birisiyle nişanlamak istediğini beyan ettiği ve mağdurenin sanıkla birlikte kaçmayı teklif ettiği, sanığın ailesiyle tanışmak istediğini beyan ettiği, sanık …’in bunu kabul ederek mağdureyle birlikte Gerede ilçesinde ailesinin ikamet ettiği eve akşam saatlerinde geldiği, sanığın babası …’ın gece vardiyasında çalışması nedeniyle evde olmadığı, sanığın annesi …’in evde olduğu, sanığın mağdure ile evlenmek istediğini bu nedenle kaçtıklarını söylediği, bunun üzerine sanığın annesi …’in mağdurenin babasıyla görüşmeleri gerektiğini söylediği, mağdurenin şimdi kızar yarın arayalım dediği ve kendisinin on yedi yaşında olduğunu söylediği, sanık ve mağdurenin o gece evde kaldıkları, mağdurenin rızasıyla sanığın mağdureyle cinsel ilişkiye girdiği, kızlığını bozduğu, ertesi gün sanığın babası …’ın eve gelmesi üzerine durumu öğrendiği, mağdurenin babasını aramalarını söylediği, mağdurenin babasıyla görüştüğü, sanıkla evlenmek amacıyla kendi rızasıyla kaçtığını söylediği, sanık …’in ve mağdurenin diğer sanıkların evinde 26.09.2013 – 29.09.2013 tarihleri arasında üç gün kaldıkları, bu süre içerisinde sanığın mağdurenin rızasıyla aynı odada kaldıkları sırada birden çok cinsel ilişkiye girdikleri sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği kabul edilmiş, mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığını belirtir doktor raporu sonucu sanığın lehine olan 6545 sayılı yasa ile değişiklik öncesi çocuğun nitelikli cinsel istismarı hükümleri uygulanmıştır. Mağdurenin yaşına yönelik itirazlar nedeniyle gerçek yaşının tespiti için Adli Tıp 6. İhtisas Kurulundan alınan rapora göre; mağdurenin nüfus kaydındaki doğum tarihine uygun gelişim gösterdiği, olay tarihi olan 26.09.2013 tarihinde on dört yaşını bitirmiş olup on beş yaşı içerisinde olduğu ve on beş yaşını bitirmediğinin bildirildiği, buna göre 21.11.1999 doğumlu olan mağdurenin nüfus kaydındaki doğum tarihinin gerçeği yansıttığı yaş tashihini gerektiren bir durum olmadığı anlaşılmıştır. Sanığın mağdureyle iki – üç aydan fazla bir süre arkadaşlık yaptığı birçok kez birlikte buluşup gezdikleri, telefonla görüştükleri, mağdurenin yaşının küçük olması nedeniyle ailesinin sanıkla olan ilişkisine rıza göstermediği, mağdurenin beyanlarında da sanık …’in on dört yaşında olduğunu bildiğini ifade ettiği, bu kapsamda sanığın mağdurenin gerçek yaşını bilmediği yönündeki savunmaları hayatın olağan akışına uygun olmadığından bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
2. Sanıklar … ve … hakkında; Mağdurenin itibar edilen kollukta alınan ilk ifadesinde sanıklara yaşını on yedi olarak söylediği yönündeki beyanı, sanıkların üç gün boyunca mağdurenin ailesini aramasını istemeleri, olay gecesi ve sonrasında mağdurenin ayrı bir odada kalmasını istedikleri, buna karşın sanık …’in geceleyin herkes yattıktan sonra mağdurenin yattığı odaya girerek mağdureyle rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiği, sanıklar … ve …’in mağdureyi olay tarihinden önce tanımadıkları, mağdurenin fiziki görünümüne göre on beş yaşından küçük olduğunu bildiklerine dair dosyaya yansıyan somut bir delilin bulunmadığı hususları nazara alındığında sanıklar … ve …’in suç işleme kastıyla hareket ettiklerine dair cezalandırılmaları için her türlü şüpheden uzak, yeterli, inandırıcı ve kesin bir delil elde edilemediğinden atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan mağdure vekilinin ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Hükümden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmaması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2013/259 Esas, 2014/278 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2013/259 Esas, 2014/278 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün çıkartılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.