YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/439
KARAR NO : 2021/3256
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
Hakaret, basit yaralama ve tehdit suçlarından şüpheli …, hakaret ve basit yaralama suçlarından şüpheliler …, … ve …, görevi kötüye kullanma suçundan … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Yığılca Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/02/2020 tarihli ve 2019/616 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın süre yönünden reddine ilişkin mercii Düzce 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/03/2020 tarihli ve 2020/894 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Düzce 1. Sulh Ceza Hâkimliğince, Yığılca Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 06/02/2020 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müştekiler … … ve Sadettin … vekiline 15/02/2020 tarihinde tebliğ edilmesine karşın yasal süre geçtikten sonra 03/03/2020 tarihinde itiraz edildiğinden bahisle itirazın süre yönünden reddine karar verilmiş ise de;
19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde; “Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” hükümleri dikkate alındığında, elektronik yolla müştekiler vekiline 10/02/2020 tarihinde yapılan tebliğin 5 gün sonra 15/02/2020 tarihinde tebliğ yapılmış sayılması gerektiğinden, müştekiler vekilinin 02/03/2020 tarihli ve 20:45 saatli UYAP üzerinden kaydedilen itiraz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173/1. maddesinde yer alan “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.” ve aynı Kanun’un 39. maddesinde ” (1) Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar. (2) Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. (3) Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer. (4) Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca yasal süresinde olduğu kabul edilerek, itirazın esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 11/11/2020 gün ve 94660652-105-81-14950-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar evrakı ile birlikte tevdi kılınmakla dosya incelendi:
Elektronik tebligatın düzenlendiği 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde;
“Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.
2. 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler.
3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.
4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri.
5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar.
6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları.
7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.
8. Noterler.
9. Baro levhasına yazılı avukatlar.
10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.
11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim.
Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.
Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.”
5271 sayılı CMK’nın “Sürelerin hesaplanması” başlıklı 39. maddesi ise “(1) Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar. (2) Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. (3) Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer. (4) Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter” biçiminde düzenlenmiş olup, gün ile belirlenen sürelerin, tebliğin yapıldığı tarihin ertesi gününden itibaren işlemeye başlayacağı ve son günün tatile isabet etmesi durumunda sürenin tatilin ertesi günü sona ereceği hüküm altına alınmıştır.
İncelenen dosyada;
Yığılca Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/616 soruşturma sayılı dosyası kapsamında müşteki şüpheliler … … ve … …’ın kendilerine karşı “Hakaret, Tehdit ve Basit Yaralama” suçlarının işlendiğinden bahisle yaptıkları müracaat üzerine yapılan soruşturmada, hakaret, basit yaralama ve tehdit suçlarından şüpheli …, hakaret ve basit yaralama suçlarından şüpheliler …, … ve …, görevi kötüye kullanma suçundan … ve … haklarında 06/02/2020 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, bahse konu kararın … … ve … …’ın vekili olan Av. …’a 10/02/2020 tarihinde E-Tebligat olarak gönderildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun elektronik tebligatı düzenleyen 7/a maddesine göre, elektronik yolla yapılan tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılması gerektiği, bu durumda tebligatın 15/02/2020 tarihinde yapılmış sayılacağı, itiraz süresi olan 15 günlük yasal sürenin son günü olan 01/03/2020 tarihinin ise Pazar gününe isabet etmesi nedeniyle CMK’nın 39. maddesi uyarınca sürenin, tatilin ertesi günü olan 02/03/2020 tarihine kadar uzadığı ve müştekiler vekili tarafından 02/03/2020 tarihli dilekçe ile UYAP sistemi üzerinden saat 20.45’de karara itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
Yapılan itirazın süresinde olduğu gözetilip, itirazla ilgili bir karar verilmesi gerekirken, süresinde olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi talebinin kabulü ile Düzce 1. Sulh Ceza
Hâkimliğinin 20/03/2020 tarihli ve 2020/894 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 23/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.