Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/4405 E. 2023/1774 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4405
KARAR NO : 2023/1774
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
1. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2014 tarihli ve 2014/66 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 ve 62 nci maddelerin birinci fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.01.2018 tarihli, 14-2015/28931 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında mağdurun soyut beyanları haricinde somut ve yeterli herhangi bir delil bulunmmadığına, bu nedenle sanığın delil yetersizliğinden beraatine karar vermek gerektiğine, atılı suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte sanığın işlediği kabul edilen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunun takibi şikayete bağlı suçlardan olup mağdurun velisi babasının sanıktan şikayetçi olmadığı gözetilerek mevcut kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince dava konusu olayın;
“Sanığın mağdur … ile arkadaş oldukları, suç tarihinde mağdur …’in bir arkadaşının evinde yılbaşı eğlencesi yaptıkları, sanığın da mağdur ile telefonla görüştüğü ve eğlenceye katılmak istediği, bir süre sonra sanığın da aynı eve geldiği, gece geç saatlere kadar eğlendikleri, geç saatlerde uyudukları, sanık … ile mağdur …’in yan yana yattıkları, bu sırada sanığın giyinik halde iken yine giyinik şekilde bulunan mağdur …’in makadına denk gelecek şekilde sertleşmiş halde bulunan penisini sürttüğü, …’in birkaç kez uyarıda bulunduğu halde sanığın bu hareketine devam ettiği, …’in sanıkla tartıştığı ve kalkarak başka bir yere yattığı anlaşılmaktadır. Olayın bu yönü sanık kabul etmese de hem mağdur hem de tanıkların beyanlarıyla doğrulanmaktadır.

Yine bu olaydan bir ay kadar sonra mağdur … ile sanık …’in Bornova ilçesinde bulunan … … parkında karşılaştıkları, burada da sanığın mağdur …’i dudaklarından öpmeye çalıştığı, fakat mağdurun karşı koyması üzerine öpemediği, 2014 yılı Şubat ayı içerisinde ise sanığın mağduru ankesörlü telefonla arayarak telefonda …’e hitaben ‘100 TL para vereceğim sonra seninle yatacağız’ dediği, …’in kızdığı, sanığın aramalarına devam ettiği ve telefonda mağdura hitaben ‘Sen herkesten farklısın seni çok seviyorum’, dediği,

08.06.2014 tarihinde şüpheli …’in yolda yürürken gördüğü mağdur …’in yanına giderek mağdura “Pantolonunu indir” dediği, mağdurun kabul etmemesi sebebiyle tartıştıkları ve sanığın mağduru tekme ve yumruk attığı,Bu olayın hemen akabinde alınan adli raporda da mağdurda darp ve cebir izlerinin bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür. Aradaki ki olayı gören bir tanık bulunmamakla beraber ilk olay ile dördüncü olayın mağdurun anlatımlarına uygun olarak diğer delillerle desteklenmiş olduğu, aynı doğrultuda mağdurun üçüncü ve dördüncü olayları da ilk andan itibaren istikrarlı şekilde anlattığı, bu olayların da mağdurun anlatımı gibi meydana geldiği kanaatine varılmıştır.” şeklinde kabul ve gerekçelendirilmesinin yapılıp buna göre sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan yukarıdaki “HUKUKİ SÜREÇ” başlığı altındaki (1) numaralı bentte yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV.GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkeme hükmünde hukuka aykırılık görülmediği gibi bu konuda Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye de iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2014 tarihli ve 2014/66 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.