YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4454
KARAR NO : 2023/5912
KARAR TARİHİ : 04.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/397 E., 2015/35 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2012/397 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafiinin Temyizi
Usul ve kanuna aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyizi
Eksik inceleme sonucu kurulan hükmün sanık aleyhine bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ceza verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ”Katılan mağdur … …’ in 10/07/1997 yılı doğumlu ve suç tarihi olan 23/03/2011 de 13 yaş 8 aylık olduğu, mağdurun anne ve babasının ayrı yaşaması nedeniyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ na bağlı yetiştirme yurtlarında kaldığı, zaman zaman kaldığı bu yurtlardan kaçtığı, olay tarihinde de yine yurttan kaçtıktan sonra bir otoparkta bekçilik yapan sanık … ile karşılaştığı, sanığın mağduru otoparktaki bekçi kulubesine götürdüğü, sanığın Pendik Asayiş Büro Amirliğindeki 21/03/2011 tarih, saat 00:30 ibareli ifade tutanağı ile müdafii eşliğinde kayıt altına alınan ifadesinde eylemi kabul ettiği ancak, organ sokmadığını sürttüğünü beyan ettiği olayda, her ne kadar sanığın fiili livatada bulunduğu, zira kulübede yapılan aramada krem ile peçetelerin bir poşette bulunduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gelmişse de, yargılama sonucu iddia, sanık savunmaları, müşteki ve tanık anlatımları ile raporlarla diğer bilgi ve belgeler de nazara alınmak suretiyle dosya kapsamının bütün halinde değerlendirilmesine göre, sanık sonraki aşamalarda inkar yoluna gitmişse de olayın hemen sonrasında sıcağı sıcağına ve müdafi huzurunda alınan ifadesinde suçu kabul ettiği, Psikolog Bilirkişi … … ‘ in 06.11.2013 tarihli Raporu’nda katılan mağdurun ‘Anlatımlarının kurgudan ve düşlemden uzak, gerçekçi ve mantığa uygun, samimi, çelişkisiz, tutarlı anlatımlar olduğu; yoğun sıkıntı endişe kaygı içinde kısa net cevaplar vererek konuyu tamamen kapatmaya, olayı hatırlamamaya çalıştığı kanaatine varılmıştır.’ şeklinde görüş bildirilmiş olduğundan mağdurun beyanlarına itibar edilmiş, her ne kadar sanığın yaşadığı kulübede yapılan aramada krem ile peçeteler bir poşette bulunmuş işe de Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 13/06/2011 tarih, 2011/3556 sayılı Raporu’ nda katılan mağdurun Anal finkterde hafif gevşeklik olduğu, eski yeni yırtık izi tespit edilmediğinin belirtilmesi karşısında şüphe sanık lehine değerlendirilmiş ve eylemin organ sokmak suretiyle değil basit cinsel saldırı olarak kaldığı değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii, katılan mağdur vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2012/397 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdur vekili ile o yer Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii, katılan mağdur vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.