Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/4727 E. 2023/5805 K. 02.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4727
KARAR NO : 2023/5805
KARAR TARİHİ : 02.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/212 E., 2015/5 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.06.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, beşinci fıkrası, aynı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları ile aynı Kanun’un 58 inci maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2015 tarihli ve 2014/212 Esas, 2015/5 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanık ile önceden bir husumeti bulunmayıp kendi onur ve namusunu ilgilendiren bir konuda iftira atması için geçerli bir sebebi bulunmayan katılanın itibar edilen beyanları, katılan beyanlarını destekler olay sonrası alınan tanık anlatımları, doktor raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın rızası ile ticari taksiye binen katılanın inmesini zorla engelleyerek, işyerine götürüp odaya kilitlemesi ve nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs etmesi eylemlerini işlemiş olduğu anlaşıldığından sanığın eylemlerine uyan ve lehe olan 18.06.2014 tarihli değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci madde, 109 uncu maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları uyarınca cezalandırılması gerekirken beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince; ”Olay tarihinde mağdurun arkadaşları tanıklar ile birlikte eğlenmeye gittikleri çıkışta sanık … tarafından katılanın rızası dışında ticari taksi şoförü tanık …’ün aracına rızası dışında bindirilerek … isimli iş yerine götürülüp rızası dışında ilişkiye zorlandığı iddiası ile açılan kamu davasında; tanık … …, sanık ve katılanın olay tarihinde gülerek gittikleri, katılanın araca zorla bindirildiğine dair bir beyanının olmaması, tanık …’in sanık ve katılanın bulunduğu yere gittiklerinde merdivende yürüdüklerini gördüğün, katılanın sıkıntılı olduğuna dair her hangi bir şey görmediğini ifade etmesi , tanık … beyanında, sanık tarafından kendisinin aranarak katılanın plajda olduğunu ve gelip olmasını söylemesi üzerine sanık tarafından tarif edilen yere gittiklerini, sanık ve katılanın sarhoş olduğunu, sanığın katılana sorun var mı diye sorduğunda, katılanın “sorun yok” diye cevap verdiğini, bunun üzerine fazla üstelemediğini, araçta katılanın kendilerine sanık tarafından silah doğrultulduğunu, elbiselerini çıkartarak kendisine zorla tecavüz etmeye kalkıştığını söylemesi üzerine, katılana ” neden daha önceden söylemediğini ” sorduğunda katılanın korktuğundan söylemediğini ifadesi, katılana ait doktor raporunun olaydan bir gün sonra alınmış olması hususları bütün olarak değerlendirildiğinde; katılanın olay tarihinde zorla araca bindirildiğine dair yeterli delil bulunmadığı, olağan şartlarda katılanın zorla götürülmüş olması ve iddia kapsamında eylemleri gerçekleştirilmiş olması halinde katılanın tanık arkadaşlarının da bulunduğu ortamda sanığın yanından ayrılmadan kendisine yönelik eylemleri söylemesi gerektiği ve iddia edildiği şekilde giyisilerinin sanık tarafından yırtılmış vaziyette araca binmiş olması halinde de araçta bulunan tanıklarca bu hususun belirlenebileceği dikkate alındığında sanığın atılı suçları işlediğine dair iddiayı destekler sanığın mahkumiyetini gerektirir nitelik ve derecede delil bulunmadığı kabul edilerek sanığın beraatine karar vermek gerektiği sonuç ve düşüncesi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” şeklinde karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamından sanığa isnat edilen suçlardan beraat hükmü kurulurken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, kararda eleştiri dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçenin (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2015 tarihli ve 2014/212 Esas, 2015/5 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci paragrafına “sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir nitelik ve derecede her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden atılı suçtan” ibaresinden sonra gelmek üzere “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.10.2023 tarihinde karar verildi.