YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5438
KARAR NO : 2023/7762
KARAR TARİHİ : 27.11.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/158 E., 2015/23 K.
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2015 tarihli ve 2013/158 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararı ile SSÇ’nin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.03.2018 tarihli ve 14-2015/163591 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği
Dosya içerisindeki raporlardan anlaşılacağı üzere mağdurenin ruh sağlığının bozulmaması ve SSÇ’nin mahkumiyetine yeter somut delil bulunmaması nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün bozulması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının onanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
SSÇ’nin mağdurenin amcası olduğu ve mağdureyle aynı evde yaşadıkları, SSÇ’nin mağdureyi evin büyük odasında tutarak mağdurenin üzerine abandığı ve cinsel organını mağdurenin poposuna sürttüğü, mağdureyi “Bu olayı kimseye anlatma eğer anlatırsan seni gebertirim” diyerek tehdit ettiği iddiasıyla çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması için kamu davası açıldığı, SSÇ’nin atılı suçlamaları reddettiği ve husumet savunmasında bulunduğu, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde mağdure ve katılanların aşamalardaki ifadeleri, savunma, tutanaklar ve raporlar dikkate alınarak SSÇ’nin mağdurenin poposuna sürtünmek suretiyle işlediği kabul edilen atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, eylemin mağdure ve SSÇ’nin birlikte yaşadığı evde gerçekleşmesi nedeniyle suçun kanuni unsurları oluşmadığından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, SSÇ’nin aşamalardaki husumet ve mağdurenin babasının yargılama sırasında müşterek babalarından şikayetinden vazgeçme karşılığında para aldığına ilişkin savunmaları, katılan babanın intikal öncesinde SSÇ ve ailesi ile arasında tartışma yaşandığına dair anlatımları, kovuşturma evresinde uzman bilirkişinin, mağdurenin yaşı nedeniyle yönlendirmeye açık olduğu şeklindeki görüşü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, SSÇ ve katılan babanın müşterek babaları … ile tartışma yaşandıkları sırada yanlarında bulunan kardeşlerinin husumet hususunda tanık olarak ifadelerine başvurulmasının akabinde, savunmada ileri sürülen husumet iddiasının dosyada yer alan delillerle birlikte değerlendirilmesinden, mağdurenin anne ve babasının beyanlarında geçtiği üzere intikal tarihi öncesinde tuvalete gidememe şikayeti nedeniyle mağdureyi götürdükleri hastane kayıtlarının dosya içerisine alınmasından sonra SSÇ’nin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği halde bu konularda herhangi bir tespit yapılmaksızın yetersiz gerekçe ve eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; karar başlığında 01.03.2012 öncesi olması gereken suç tarihinin 01.03.2012 olarak yazılması, katılma iradesi olmayan ve hakkında katılma kararı verilmeyen mağdurenin katılan olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Bozma sebeplerine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2015 tarihli ve 2013/158 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararına yönelik SSÇ müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.